Güncel Konular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel Konular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2014 Cumartesi

Fikri Mühim'den Ayrılmaz İkili


Merhaba dost ve arkadaşlarım.Hemen hemen 2 aya yakın zamandır hastalıklarla boğuşuyoruz.Birde fotoğrafları bir türlü  pc ye aktaramadım.aksilik aksilik sonra yine hastalandık,şu anda davudum çok hasta.Bronşit olmadı ama ciğerlerine iniyormuş nerdeyse hastalık.hemen ilaçlarımıza başladık.Bu arada biz pedipole götürüyorduk daha önceden hep,doktorumuzu değiştirdik.Buhara özel hastanede ki Fatih Sarı Çocuk sağlığı uzmanına götürüyoruz artık memnunuz ve doktorumuz davudu hastalıklara karşı koruyacak bir ilaç verdi.İnşaAllah daha iyi olacak,ama kış boyu kullanmamız gerekiyor muş.Tabi ben razıyım tek yavrum hastalanmasın.Günlerdir artık bedende hal kalmadı,Bir yandan öksürük bir yandan terleme,bir yandan kusuyor balgamı atabilmek için,gece ayrı gündür ayrı,Birbirimize yapışık olduk,hem o hem ben çok zorlanıyoruz gece yine uyumadık sabaha kadar.şu an biraz dalmışken konumu eklemek için kalktım.

Evet söylediğim gibi Ayrılmaz ikili paketlerim geleli uzun zaman oldu.Hem biz,Eşim pek içmiyor ama ben çok çok içiyorum.Gündüz bir kaç kurabiye ve Nescafe Clasic-Nestle Coffee Mate ikilimi hazırlıyorum.Keyifle içiyorum.Yada bizim ev keksiz kalmaz,çocukların beslenmelerine filan koyuyorum aynı zamanda o yüzden.Islak kek ve Nescafe Clasic-Nestle Coffee Mate ikilimi,Hurmalı Kek Ve Nescafe Clasic-Nestle Coffee Mate ikilimi hazırlıyorum içiyorum.
Hatta Geçen hafata eşimin arkadaşları geliyordu, Nescafe Clasic ile puding bile yaptım,Diğer hazırlıklarım pek yenmese de puding'im bitti :) Ayrıca çocuklarda çok sevdi. Şimdi tarifi nerde diyenlere ayrıca bir postta paylaşacağım acele etmeyin Sevgilerimle :)

1 Ocak 2014 Çarşamba

Çekilişimiz Sonuçlandı

Evet arkadaşlar çekiliş günümüz geldi son bir kaç gündür sağlık problemlerim dolayısı ile pek ilgilenemedim.Sırf çekiliş yapabilmek için oturdum.ailecek hastayız bu aralar.neyse çekilişimiz random proğramı kullanılarak yapıldı.8 Kişi arasında yaptık.

1-Urfa Tutkunu(blogdan)
2-Evin Annesi(google+dan)
3-Fatma Cebeci Baldan(facebook)
4-Ayşe Sarısandal Özdemir(facebook)
5-Ahmet Sarısandal(facebook)
6-Sevda Kışla(facebook)
7-Ab-ı hayat  (facebook)
8-Oyun Bozan(facebook)

VE KAZANAN TALİHLİLERİMİZ

ASIL KAZANANIMIZ 5-AHMET SARISANDAL
YEDEK KAZANANIMIZ 3-FATMA CEBECİ BALDAN

KAZANAN TALİHLİMİZ ADRES BİLGİLERİNİ FACEBOOKTAN ÖZEL MESAJLA VEYA yusuflayiz@gmail.com MAİL ADRESİMİZDEN BİZE ULAŞTIRSIN.ASIL TALİHLİMİZ 2 GÜNE KADAR BİLGİ VERMEZSE HAKKI YEDEK TALİHLİMİZE GEÇECEKTİR.

HAYIRLA KALIN SAĞLIKLI KALIN DOSTLARIM SEVGİLERİMLE :)


28 Aralık 2013 Cumartesi

Çekilişe Devam


Evet arkadaşlar çekilişimize 4 gün kaldı. Çekilişimiz katılım şartlarımızı yerine getirenler arasında  1 ocak saat 10:00'da random proğramı kullanılarak yapılacaktır.Açıkcası benim için büyük hayal kırıklığı oldu daha fazla talep beklemiştim.

Şu ana kadar çekilişimize katılım şartlarını yerine getirip çekilişe katılmayı hak kazananlar

1-Urfa Tutkunu(blogdan)
2-Evin Annesi(google+dan)
3-Fatma Cebeci Baldan(facebook)
4-Ayşe Sarısandal Özdemir(facebook)
5-Ahmet Sarısandal(facebook)
6-Sevda Kışla(facebook)
7-Ab-ı hayat  (facebook)
8-Oyun Bozan(facebook)
Çekiliş Sonucumuz Aynı gün 10:30 da blogda ve facebookta duyurulacaktır.çekilişimiz kazanan 1 asıl 1 de yedek şeklinde olacaktır.Adres ve irtibat ulaşmak içinde 2 gün süremiz var.Ve abonelik ve dergi ulaşımı için 10 gün süremiz var.

14 Aralık 2013 Cumartesi

ÇEKİLİŞE DAVETLİSİNİZ

Çekilişimize katılım koşulları aşağıda verilmiştir.

Image Hosted by ImageShack.us

Katılım Şartları
1- Blog sahibi arkadaşların bloglarına eklemeleri
2-Facebook sahibi arkadaşların facebook ortamında herkese açık olarak paylaşmaları
3-Blogumuza takipçi olarak kayıt olmaları

İncelemek İsteyenlere :
Zafer Yayın Grubu Dergisi

Zafer Dergisi

Zafer Bilim Araştırma

Zafer Dergisi Arşiv

Zafer Dergisi Facebook


Not : Çekilişe katılmak isteyen arkadaşlar buraya yorum yazarak bilgi vermeleri rica olunur.

19 Ağustos 2013 Pazartesi

MISIR / MAZLUM MÜSLÜMANLAR...



Bugünlerde nereya kafamızı çevirsek kan, nereye gözlerimizi diksek kin, ne tarafa dönsek arkadan vurulmuşluğun acısı sarıyor yüreğimizi... Ve elllerimizin özgür olmasına karşın hareketlerimizin tutsak olduğunu anlıyoruz, kapı komşumuz Mısırlı Müslüman Kardeşlerimizin nasıl birer mısır koçanı gibi Katil Mısırlı Biçerdöverlerce katledildiğine şahit oluyoruz. Ne acıdır ki sadece şahit olabiliyoruz, yardımcı olamıyoruz.
Bir şeyler hatırlatmalı bizlere bu sahneler, bir şeyleri kanatmalı içerimizde, İslam Coğrafyası Kan ağlıyor. Aslında İslamın Habil ve Kabilden bu yana düşmanları yüzlerce yıldır başımıza vura vura ne olduklarını avaz avaz bağırdığı halde biz uyanmadık, biz uyuduk, onlar üretti biz araştırmadan yedik, onlar üretti biz incelemeden izledik, onlar üretti biz sadece tükettik... Özgürlüğümüzü, ünümüzü, kişiliğimizi, kimliğimizi...
Tükettik...
En azından geç olmadan Asımlar yetiştirmeye, Musalar üretmeye, Özgürlüğün gerçek anlamını ruhlarımıza nakşetmeye karar verelim ve adımımızı Bismillah ile atalım...
Ayrıca Müslümanların kanlarını ancak Müslümanlar temizlemeli, Eli Kanlı Bitişmiş Milletler, Ağzında Müslüman Etleri Kokan Amerikan Haydutları, Ellerini Kana Bulamış Rus Ayılarından değil Müslümanlardan gelmeli yardımlar ve temizleyenler yine Müslümanlar olmalı...
YA RABBİ MISIRLI MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZE VE TÜM DÜNYADA ACIMASIZCA KATLEDİLİP BİZLERİN ONLARIN KATLEDİLİŞLERİNE ŞAHİT OLDUĞUMUZU SANA ŞİKAYET EDEN ŞEHİTLERİMİZİ KATINA KABUL ET, BİZLERE BİRLİK ŞUURU VER, KALPLERİMİZİ BİRBİRİNE ISINDIR, BİR VÜCUDUN AZALARI GİBİ BİZLERİ KENETLE BİZ BİRİMİZE, DÜŞMANLARI BİZİM ELLERİMİZLE KAHRET... İMANIMIZI ARTIR... AMİN...

25 Nisan 2012 Çarşamba

Cici Bir Çekiliş Var :))

Arkadaşlar sizlere yeni bir çekilişi duyurmak istiyorum.BLog sahibi arkadaşımız yaptığı çekilişte çok cici kurabiye kalıpları hediye ediyor.Hadi Bakalım Ya Nasip diyerek katıldım.Sayfaya ulaşmak için : turkishfoodsanddesserts.blogspot.com çekiliş sayfası

31 Mart 2012 Cumartesi

Hilal Timurla Çekiliş :)

Merhaba arkadaşlar,dostlar...şöyle kısa bi merhaba ve çekiliş duyurusu ile sizlerleyim.Hilal arkadaşımız bir çekiliş hazırlamış..Kısmet belki bize çıkar :)
Çekiliş Sayfası

6 Ocak 2012 Cuma

Süt Yapan İçecek




Şöyle kısacık bir paylaşımla kendimi unutturmayayım dedim.Ben faydasını gördüğüm için paylaşmak istedim...malum bebişimiz doğdu az olan sütümüzü arttırma teknikleri ve gıdaları arayışına girdik.

İçeceğimiz için 2 orta boy havuç,6-7 güneşte kurutulmuş kayısı,4 güneşte kurutulmuş incir gerekiyor.Malzemelerimizi yıkayalaım.havuçları küp doğrayalım.incir ve kayısıyı bütün koyalım 1 litreden fazla su ekleyelim.Ocağa koyalım kaynadıktan sonra 10 dk kısık ateşte pişirelim.Ocaktan indirip Sıcakken istediğiniz kadar şeker ekleyin.Soğuduktan sonra bardakta hazır olsun sık sık yudumlayalım.gün içerisinde ben 2 bardaka kadar içiyorum.gece başucuma bırakıyorum her kalkmada yudumluyorum....

Araştırmalarıma göre süt arttıran gıdalar:
Gün içerisinde en az 2 lt su,
Rezene ve ısırgan çayı(4-5 fincan)
Yeşil mercimek,
Brokoli,
Roka,
Ispanak,
Pazı,
Dereotu,
Çekirdekleri ile birlikte yenen siyah üzüm,
Dut pestili,
Yumurta,
Havuç,
Maydanoz,
Hurma,
Adaçayı,
Antep Fıstığı,
Lahana,

12 Mart 2011 Cumartesi

BLOGUMA DOKUNMA!!!


Arkadaşlar bir süredir sizlerinde bildiği üzere bloglarımıza erişimimiz engellendi...Çok üzücü bir durum.ilk defa böyle bir durumla karşılaştım.ekrana bakakaldım.sonra adresimi tekrar tekrar yazıyorum deniyorum.bir çaresizlik.bilgim de yok ne oldu neden oldu algılayamıyorum.dahası ne kendi bloguma ne de takip ettiğim bloglarına ulaşamıyorum.
Sevgili hilal bloglarımıza erişim açısından dns ayarları ile ilgili bilgi vermiş burdan bakabilirsiniz.
Bizde işe yaramadı ama.faydalı olması bakımından paylaşmak istedim.Biz de çok şükür şu anda eşimin bulduğu ultrasurf adlı program ile giriş yapabiliyoruz.duyanlar,duymayanlara bilenler bilmeyenlere bildirsin.herkes faydalansın.

Ultrasurf programı


ultrasurf indirmek için burdan



Ve hepimize yapılan bu haksızlığa karşı bir site kurulmuş orada imzalarımız toplanıyorişe yaraması nı ümid ediyorum.En kısa zamanda bu haksız uygulamaya son verilir.İmzanızı atmak için burdan

5 Aralık 2010 Pazar

VE METİN HAKKA YÜRÜDÜ


2 gündür burada yoktuk ve gidişimizin sebebi metin kardeşimizi kaybedişimiz oldu.....

8-9 ay gibi bir süredir kanserle mücadele eden ve sevdikleri tarafından büyük ilgi gören Metin Kurt'çu hakka yürüdü. Geride üzüntülü bir eş ve hiçbir şeyden haberi olmayan beş aylık bir yavru kaldı. Ve pek tabiki kanserle mücadelesinde onu bir an bile yalnız bırakmayan babası, annesi, kayınpederi, kardeşleri ve tüm akrabaları kaldı geride. Genç bir yaşamın bu şekilde sonlanması tüm sevenlerini üzdü. Ancak Haktan gelen emre hepimizin boynu kıldan inceydi. Allah her ne yaparsa iyi yapardı ve Metin içinde en iyi kararı vermişti. Sevenlerine kalan ise onu son yolculuğuna en iyi şekilde uğurlamak ve anısını yaşatmak.
Cenazesine tüm sevenleri ve çok uzaklardan gelen gönülleri fethedilmiş arkadaşları katıldılar. Oldukça kalabalık ve hüzünlü eller üzerinde son istirahatgahına götürüldü. Son görevleri herkes birlikte yaptı. Ellerden hiç düşmedi ve hiçkimse hizmet etmekten geri durmadı.
Genç bir yaşam daha son buldu. Metin Kurt'çu mücadelesinde Hakkın emrine teslim oldu. Bundan sonra biz sevenlerine düşen görev onu hayırla ve hakkıyla yadetmek geride bıraktığı eş ve çocuğuna sahip çıkmak olacaktır. Metin onları düşünmüştü. Bizimde düşünmemiz gereken onlar ve Metin'in anısıdır.
İnanıyoruz ki ölüm dünya hayatını ahiret hayatına bağlayan bir geçittir. Biz Metin'i iyi biliriz ve iyi şekilde yad ederiz. Dileriz ki gök ehlide metini hayırla yadetsin.
Tüm sevenlerinin başı sağolsun. Onu tanımak bahtiyarlığına erişen herkes dileriz onu unutmasın. Onunla birlikte ölüm hep hatırımızda olsun. Öyle ki “Zevkleri ortadan kaldıran ölümü çok hatırlayın” buyruğu hiç aklımızında çıkmasın.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun, Allahtan geldik ve yine ona dönücüleriz.

28 Kasım 2010 Pazar

METİN KURTÇU'NUN MÜCADELESİ

Merhabalar,
Her zaman mutlu haberler yada mutluluk dolu yazılar yazılmıyor. Hayat gibi bazen mutluluk bazen hüzün bazen heyecan ve bazen üzüntüler ve umutlu bekleyişler yaşanıyor.
Metin Kurtçu bir öğretmendi. İdealist bir öğretmen.
Fedakar bir baba, düşünceli, vefalı sevecen bir eş, güvenilir ve fedakar bir arkadaş, hayırlı evlat, anlayışlı ve sevgi dolu bir kardeş yüreği sevgiyle dolu bir insandı. Hala öyle mi? Bilemiyorum ama sanırım bazılarımıza kırgın, bazılarımızdan beklediği geri bildirimi alamamış bir kardeşimiz. Yakınmaları var, stemleri var bazı gerçekleri kengi tecrübelerinden süzüp aktardığı kendi el yazısıyla yazılmış mesajı var. Şimdi biz ne dersek boş, ne yaparsak faydasız, ne söylersek işe yaramaz gibilerden düşünmüyoruz. Dularımız var, yüreklerimiz var tek yürek, inancımız var, Allah'ımız var ki o herkesi sever, O ki en büyük gözetici, O ki en yüce eğitici, O ki en büyük irade sahibi, O ki en hayırlı Şifa verici...
Tüm noksanlıklardan münezzeh olan, Şafii olan Yüce Rabbimize olan duamızı yineliyoruz.
"Rabbimiz, Metin kardeşimizi hayırlı şekilde şifaya kavuştur. Onun sana hizmet edebilmesi için mühlet ver, ailesine ve çocuklarına iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir oğul ve iyi bir akraba olması için ona şifa ver, iyi bir öğretmen ve iyi bir insan olması için onu bizlere bağışla... Lütfunla Metin kardeşimizi nimetlendir. Sen nimet verenlerin en hayırlısısın"... Amin
Metin hakkında en son aldığımız bilgi. Dün gece beyin kanaması geçirip yüz ve vücut felci geçirdiği ve buna bağlı olarak hareket ve konuşma kabiliyetleri sınırlanmış durumda olduğu Ve Ankara İbni SinA HaSTANESİNİN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNE SEVK EDİLDİĞİ...
Dualarımız onunla...
Yüreğimiz onunla...
Rabbimiz onunla...
Metin'in kendi el yazısı ile sitemleri...


Aşağıda Metin hakkında Eğitim-Söz-Sen Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından yazılmış yazı var paylaşmak istedik...
"14.11.2010 Pazar…Metin öğretmenimizi,arkadaşımızı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hematoloji Bilim Dalı ve Kök Hücre Nakil Merkezinde Eğitim-Söz-Sen Yönetim Kurulu Üyeleri olarak ziyaret ettik.

Metin’in odasına çıkamadık.Hiçbir ziyaretçi hematoloji bölümüne alınmıyor.Kendisini aradık.Metin babasıyla tekerlekli sandalyede geldi.Hayli bitkin , solgun ve moralsizdi.Bizi gördüğünde çok heyecanlandı,gözleri parladı ve hepimizin ellerini o cansız elleriyle sıkmaya çalıştı.Sonra hepimiz duygulu anlar yaşadık.Metin bir yazı yazmıştı,kısa ve net cümleler.Eksiklikler varsa ekleyebilirsiniz demişti.Bir gün öncesinden Metin’i aramış,hangi hastane de olduğunu,hangi bölümde yattığını kendisinden öğrenmiştik ama zorla konuşuyordu,kendisini fazla yormak istemedik.

Metin hastane salonunda anlatmaya başladı…kimse benimle ilgilenmiyor,moral desteğine ihtiyacım var ama bir psikolog bile yok diyordu.Böyle değersiz miyiz diyordu..bende önceden sorunlarla pek ilgilenmiyor,ne olacak diyordum.Sendikalara bile uzak duruyordum.Hastalığım ortaya çıkınca oradaki çevrenin etkisiyle düşünmeden bir sendikaya üye oldum dedi.Sendika pek yeterince ilgilenmemiş.Sözleşmesi 2 aylık bir tedavi süresi başlayınca 30 günü aştığı için fesih olmuş.Sendika avukatı aracılığıyla fesih durumu geri göreve başlaması için mahkemeye verilmiş.Avukatı arayıp bu dava ne zaman sonuçlanır dediğinde bile avukatın kardeşim senin davanın sonuçlanması en az 1 yıl sürer demesi bile moralini alt üst etmiş.Bunları anlatırken ailesi yanı başımızda,üzgün öylece dinliyorlar.Metin yeni evlenmiş ve çocuğu hastalık döneminde dünyaya gelmiş fakat çocuğunu sevmesi,kucağına alması bile yasak.Bunu söylerken gözleri doluyor…8 kişilik ailesine de kendisi bakıyormuş şimdi hem onların durumunu da ayrıca düşünmekte..Ailesinin geleceğini düşünüyor.Hastalığı bir yandan,düşündükleri bir yandan..Ne yapacağını bilemiyor..Hastalık sürecinde bile kendisinden çok ailesini düşünüyor..Baba başucunda..Metin’in konuşamadığı yerde devreye giriyor.Konuşma yerimiz hastane salonu,hepimiz Metin’i dinliyoruz…ilk kez kurum olarak siz geldiniz ,çok teşekkür ederim diyor.Metin durumunu anlatan,hastalığından dolayı sözleşmesinin fesih edilmesini kabullenemiyor.Kim kabullenir ki?Bize kadroludan farkınız yok diyenler bu durumun ne kadar ciddiyetindeydiler?Metin sendikanın da pek davaya verme dışında bir desteğini görememiş,sendika seçimi konusunda da yanlış yaptıklarını inkar etmiyor.Var olan sendikaların bir işe yaramadığını belirtiyor.Metin bu durumun sırf hastalığından dolayı büyük sıkıntılar yaşamasını ,özellikle psikolog desteğinin olmayışını sürekli vurguluyor.Bir küpeli meslektaşımızın küpe takması bile büyük haber olurken,ben onca gazeteye,birkaç T.V ye durumumu yazmama rağmen bana böyle ilgi göstermediler diyor.Kendini çaresiz,moralsiz,sahipsiz görüyor.Moral ihtiyacına dayalı bir hastalık da ben stres altındayım diyor.Biz kendisine kampanya düzenleyeceğimizi,kendi arkadaşlarımız arasında elimizden gelen yardımı yapacağımızı,basın konusunda da yardımcı olacağımızı söylüyoruz.Metin biraz düşünüyor ve şimdilik bu konuda (maddi yardım)bir şey yapmayın diyor.Ben sözleşme metnimin fesih olmasını da geçtim,düşündüğüm tek şey tedavi sürecimin 20 gün sonra ne olacağıdır diyor.Şu an ssk’nın tedavisini karşıladığını ama 20 gün sonra ssk süresinin de bittiğini,o zaman hastanenin ne yapacağını,nasıl bir durumla karşılaşacağını kendisinin de bilmediğini söylüyor.

24 Kasım öğretmenler günü..Fakat 24 Kasım’da Metin kız kardeşinden kan ve hücre nakli ameliyatı için 25 Kasım’da yapılacak operasyona hazırlanacak.Doktor ameliyatın pek kolay geçmeyeceğini,zor olacağını yüzde 20 da ölümle sonuçlanabileceğini söylemiş.Metin aynı zamanda dirayetli,bir yandan bu amansız hastalıkla mücadele ederken,bir yandan da kendini bekleyen sonlara da kendini hazırlamış.Metin anlattığı her şeyde gözlerimize bakarken hem umudu hem umutsuzluğu hem de çaresizliği bize hissettiriyor. Hepimizin gözleri doluyor,kendimizi zor tutuyoruz.Mesaj olarak sözleşmeli uygulamanın çok kötü olduğunu,kadrolu olsaydı hastalığının tedavisi ve görevinin devam edip etmemesi konusunda sıkıntı yaşamayacak olduğunu,sözleşmeli tüm arkadaşların başına bu ve buna benzer olaylar her zaman gelebileceğini,o zaman düşülen durumun telafisinin olmadığını özellikle belirtiyor.

Biz; 24 Kasım’ı YAS GÜNÜ ilan ediyoruz.Arkadaşımız ölümle pençeleşirken,görevine elinde olmayan bir hastalık sonucu son verilmişken bizim 24 Kasım’ı öğretmenler günü olarak kutlayamayız.24 Kasım Günü tüm sözleşmeli arkadaşlarımızın bulundukları yerde siyah giyinmesini istiyoruz.Biz tüm sözleşmeliler ne zaman kadroya geçer ve özlük haklarımıza da kavuşursak,gerçekten kendimizi bir öğretmen gibi hissedersek 24 Kasım da tüm öğretmenlerce anlamlı şekilde anılır ve kutlanır.Çoğu yerde öğretmenler gününde ‘yemin’ bile ettirilmiyor arkadaşlarımıza..Bazı yerlerde ise göstermelik ettirilmekte.

Biz Metin’i n durumunu gördükten sonra hepimiz bu uygulamanın ne kadar ilkel,ayrımcı bir statü olduğunu daha iyi anladık.24 Kasım’da biz bulunduğumuz kadrolara daimi kadro statümüzde girmek istiyoruz.Devletimizin en büyük yetkili Bakanlarımızın,bürokratlarımızın verdikleri ‘KADRO’ sözünü şartsız,koşulsuz yerine getirmelerini,kamu oyuna da bu konuda sorumlulukları olduklarını bir kez daha yeniliyoruz.

Metin,Elif, Okay….hepsi içimizden biri,hepsinin yaşadığı sorunlar aynı.Ama kimse böylesi ölümcül bir hastalık yaşayan arkadaşlarımıza destek vermiyor,sahip çıkmıyor.Tüm sözleşmeli arkadaşlarımız da oturup bu durumu iyice analiz etmeliler,empati yapmalılar.Yarın bizim neler yaşacağımız belli değil?Yaşanan sorunlar ne olursa olsun sorun ortak.Sözleşmelinin sonu kendi iradesi dışında gelişen bir hastalıkla son bulmamalı.Sözleşmelilik zaten kendi başına büyük sorunlu bir hastalıktır.Sözleşmelilerin çoğu moralsiz,isteksiz,her gün stresli yaşamını mutsuz sürdürmektedir.Bunları öylesine yazmıyoruz,öylesine demiyoruz çünkü bu durumu ancak kendi gibi olan kişiler bilir.

Türkiye’nin bugün kamu kurumlarında ki uyguladığı sözleşmeli uygulaması,plansız,istikrarsız,özlük haklarından yoksun bir süreç olarak başlamıştır.Hepimiz aslında kanserli bir hastalığın içindeyiz.Metin,Elif ve Okay arkadaşlarımıza hem moral,hem de maddi ve manevi desteklerimizi sunmalıyız.

Bu manada tüm sorunlarımız üzerine kurulmuş olan sendikamız herkesin sözcüsü olmaya devam edecektir.Amaçlarımızdan biri de budur.Dayanışmayı,sevgiyi,birbirimize kenetlenmeyi,sorunlarımızı paylaşmayı öğrenmeliyiz.Örgütlü olursak,birbirimize her konuda destek verirsek başaramayacağımız şey yoktur.

Umudumuzla,enerjimizle kanseri de ,MEB’in haksız sözleşmeli uygulamasını da mutlaka yeneceğiz."
En son olarakta Show TV'de yapılan haber...

Sözleşmeli öğretmenin Dramı

6 Kasım 2010 Cumartesi

SÜRPRİZMUTFAK'TAN HEDİYE SEPETİ ETKİNLİĞİ

Merhaba arkadaşlar Katıldığım bu etkinliği sizlerle paylaşmak istiyorum.Sürprizsepeti arkadaşımızın bizler için hazırlamış olduğu hediye sepeti.çok şık ve şirin....Umarım ben kazanırım :))

Etkinlik 15 Kasım saat 23:55’ te sona erecektir.Vatana ve millete vede bana hayırlı olsun inşaAllah :))


BU ETKİNLİK SADECE BLOG KULLANICILARI İÇİNDİR!!!!

1. Softbowl 6’lı kalp şeklinde muffin kalıpları. (Orijinal üründür)
2. Aynı desenlere sahip kurabiye kutusu ve peçete.
3. Acı badem aroması ve kelebek şeklinde ikili kurabiye kalıbı.
4. 3’lü bebek seti. Pasta süslemeleriniz için.
5. 3’lü renkli minik çikolatalar seti, hepsi 100 gr. Çilekli,beyaz çikolatalı ve sütlü çikolatalı.

14 Eylül 2010 Salı

Görmezden gelmemeniz gereken 12 belirti



Çoğumuz hastalanmadan doktora gitmiyoruz. Başımız ağrıdığında ağrı kesicilerle geçiştirmeye çalışırız. Ancak bu belirtilerden bazılarını dikkate almazsanız, ciddi sonuçlara yol açabilir.

Reader's Digest dergisinde yer alan habere göre, aşağıdaki belirtilerden biri siz de varsa, en yakın zamanda doktora gitmelisiniz.

1.Kan öksürmek ya da kusmak tüberküloz (verem), akciğer kanseri ya da iç kanamanın habercisi olabilir.

2. Gece krampları ve/veya cilt renginde morluk, beyazlık ile birlikte bacağınızda ağrı, şişlik, kızarıklık ya da sıcaklık hissi ise kan pıhtılaşmasının belirtisidir.

3. Daha önce hiç yaşamadığınız ani, şiddetli baş ağrısı felç ve damar toplanmasına yol açabilir.

4. Bilinç kaybı ise dehidrasyon, felç, nöbet, düzensiz kalp atışı ya da diğer kalp problemleri, kansızlık, düşük kan şekeri ya da aşırı dozda ilaç kullanımının bir belirtisi olabilir.

5. Ateşiniz varken vücudunuzdaki bir yara da özellikle kızarıyorsa ve alevleniyorsa sistemik bir enfeksiyona yakalanmış olabilirsiniz.

6. Boğuluyormuş hissiyle birlikte nefes darlığı ya da zor nefes almak astım krizi, anafilaktik şok, zatürree veya zayıflamış bir akciğerin belirtisidir.

7. Gözünüzün önündeki siyah noktaların sayısında ya da büyüklüğünde artış ve/veya ışık çakması ise retina yırtılması ya da ayrılmasının bir belirtisi olabilir.

8. Göğüs ağrısı ya da bulantı olsun veya olmasın göğüste baskı, ağrının çeneye, sırtınızın üst bölümüne, omuzlarınıza ve/veya kollarınıza yayılması durumunda ise kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz.

9. Vücudunuzun tek tarafında güçsüzlük, hissizlik ya da ağırlık hissi ile vücudunuzun bir tarafını aniden hareket ettirememe gibi bir soruna aynı zamanda görme, konuşma ya da kelimeleri anlamada güçlükler, baş dönmesi, baygınlık ya da zihin karışıklığı eşlik edebilir. Ya da tüm bu belirtiler bir iki dakika içinde görülebilir. Eğer sizde de bu belirtiler varsa, felç ya da geçici iskemik kriz geçiriyor olabilirsiniz.

10. İştahsızlık, karın ağrısıyla birlikte bulantı/kusma, karında şişlik, ateş varsa apandisit ya da bağırsak tıkanıklığı olabilir.

11. Nerede olduğunuzu anlayamama ya da bildiğiniz kişileri tanıyamama gibi zihinsel durumdaki ani değişiklikler ise felç ya da diğer nörolojik problemlerin, kafa yaralanmasının, enfeksiyonun, düşük kan şekerinin ya da nöbet geçirmenin belirtisidir.

12. Başınız aniden ve aşırı şekilde dönmeye başladıysa felç veya kalp krizi geçiriyor olabilir ya da tedaviye reaksiyon gösteriyor olabilirsiniz.

Zaman 'dan alıntı....

1 Haziran 2010 Salı

Senai Demirci'den



Eylemsizlik, karşı konulmaz bir direniştir. Zalimlerin elini kolunu bağlar.

Sivil itaatsizlik, korkunç bir silahtır. Silah sahiplerinin en büyük silahını, saldırı iddiasını, ellerinden çekip alır.

Herkese rağmen insan kalmak, her şeye karşın insanca durmak, gammaz bir aynadır; katilleri kendi kanlı ellerine yakalatır, zalimleri kendi kanlı yüzleriyle tanıştırır.

Gazze konvoyu silahsız.

Ellerinde bisküvi var, su var, ekmek var, ilaç var.

Yetim kız çocuklarına oyuncak bebek taşıyorlar.

Ayaklarını kaybetmiş çocuklara protez götürüyorlar.

Tebessüm var yanlarında.

Yüreklerindeki sevgiyle yürüyorlar.

Açları doyurmak için, hastaları iyileştirmek için ilerliyorlar.

Bal var, reçel var; peynir var, portakal suyu var yanlarında.

Silah yok.

Dünyaya bir ayna tuttu kardeşlerimiz.

Zalim kimmiş görüldü, hain kimmiş görüldü, cani kimmiş görüldü.

Kırıldı can aynalarımız ama yansıttıkları sonsuza dek tarihin akışını değiştirdi.

Şimdi bu aynaya baka baka kendi kanlı yüzünü seyrediyor İsrail…

Kaldıysa, vicdanından çıkan sesi duyacak yeniden.

Bu lekesiz ayna karşısında, egemen medyanın dili dolaştı, propaganda makyajları döküldü.

Bu ayna, vurdumduymaz ve aldırışsız AB ve ABD’nin yüzlerini de kendi karşılarına dikti.

Ve asla çekilmeyecek gözlerinin önünden.

Şehitlerimize binler fatiha!

Ha bir de derin bir not:

İsrail Hükümeti, İsrail vatandaşlarının Türkiye’yi terk etmelerini istemiş.

Bu cümlenin altındaki “hain saldırı”yı okuyabiliyor musunuz?

Endişe ediyor İsrail hükümeti…

Biz de onların yaptığının aynısını yaparmışız gibi.

Bak sen!

Ben sen miyim ey katil! Ben senin yaptığını yapmaya tenezzül edecek adam mıyım? Ben senin gibi eli silahsız adamlara silah çekmeye kalkacak denli gözü dönmüş müyüm? Ben senin gibi topraklarımda misafir ettiğim insanları mı öldüreceğim?

Hükümetimi bilmem ama kendi adıma uyarıyorum:

Bırakın vatandaşlarınıza Türkiye’yi terk etme çağrısını da, siz asıl içinde yürüdüğünüz o “insan sûreti”nin arkasını boşaltın.

Yanıltıyorsunuz bizi.

Biz de sizi “insan” sanıyoruz arada bir.

Bak yine yanıldık…

Tühh…

Tuhh…

Senai Demirci



Yine yine yine.... israilin insanlık dışı işleri.Bir yardım gemisi idi.. bu sonucun olma ihtimaline karşı vicdan sahipleri oradaki kardeşlerimize destek olmak için çıktılar açık denizlere....Ama Yahudi yine yaptı yapacağını.Ne söylenilebilir başkada bilmiyorum.Çok üzücü çok.İnsanlık bekledik vicdansızlarda ama olmadı.Rabbim sen yardım et,İslah et kafiri.....

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Hediyelerim Geldi :)

Evetttt başlıktan da anlaşılacağı üzere tiryaki de yapılan çekilişte kazanan şanslı bendim.En son dün maili geldi tiryakinin yolluyorum paketini demişti :)

Bende sabırsızlıkla bekliyorum.Ama cumaya ancak gelir her halde diye düşünüyordum.Az önce kapı çaldı ve eşim elinde paketle bana gülümsüyordu.Postacı gelddiii diye :)

Acaba ne diye hemencecik açtım.O an aklıma geldi aaa erken gelmiş.Aferim postacılar size dedim böyle hızlı çalışın işte :)
Neyse hemen açtım merak ta ediyorum neler çıkacak içinden diye önce şöyle şık bir paket ee resmini çekip eklemezsem hatırı kalır.tiryakicim özene bezene hazırlarda ben yayınlamaz mıyım?





sonrasında acele ile paketi açtım.açar açmaz muhteşem lavanta kokusu yayıldı odaya.tabi gülen güneşin sıcağınıda unutmamak lazım.Her biri birbirinde güzel hediyeler.nelerde neler doldurmuş kutuyu.Ellerine sağlık tiryakicim.Valla hepside çok şık çok şirin.künyemi taktım bile pekte yakıştı yani :)
Tekrar teşekkür ederim canım.Eline emeğine sağlık.





Siz söyleyin hadi çok güzeller değilmi?

7 Nisan 2010 Çarşamba

TİRYAKİ VE ÇEKİLİŞ KAMPANYASI

EVET ARKADAŞLAR TAKİPCİSİ OLDUĞUM TİRYAKİ ARKADAŞIM 100 İZLEYİSİNE KAVUŞMUŞ :)) VE BUNUN ŞEREFİNE SÜRPRİZ BİR ÇEKİLİŞ YAPACAK....HADİ BAKALIM ŞANSIMIZI DENEYELİM.iŞTE LİNKİ BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.HERKESE BOL ŞANSLAR....

22 Mart 2010 Pazartesi

Suyun Faydaları



Memorial Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Selahattin Türen, 22 Mart Dünya Su Günü öncesinde, ‘Su tüketiminin faydaları’ hakkında bilgi verdi.

Az su içenlerde yorgunluk, dikkat güçlüğü ve hafıza bozukluklukları görülebilir

Sağlıklı yetişkin bir erkekte vücut ağırlığının %60’ını, kadında %50’ sini su oluşturur. Bu oranlar yenidoğan bir bebekte %70- 75 iken yaşla birlikte azalır. İnsan beyninin %95’i ve akciğerlerin %90’ını su oluşturur. Vücuttaki bütün sistemler, organlar ve hücreler yeterli su olmadan fonksiyonlarını sürdüremezler. Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ancak hücre içinde su yeterli ise gerçekleşebilmektedir.

Vücut sıvısının %2 gibi küçük bir oranda azalması bile hafif yorgunluk, yakın hafizada hafif bozulma, dikkati toplamada ve yapılan işe odaklanmakta güçlüklere neden olur. Vücut sıvısının azalmasına basitçe “dehidratasyon” denir. Gün boyu devam eden hafif yorgunluğun en sık nedenlerinden biri de hafif dehidaratasyondur.

Su neden yaşamın kaynağı?

• Vücutta taşıyıcı göreve sahip olan su, hücrelere besin ve oksijen taşır, atıkları uzaklaştırır.
• Böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur.
• Kan ve lenf sisteminin büyük bir kısmını oluşturur.
• Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
• Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.
• Sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar.
• Yeteri kadar tüketildiğinde, cildin daha düzgün, daha yumuşak, daha parlak ve daha esnek olmasını sağlar.
• Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinlerin sindirilmesinde görev alır.
• Su, emziren kadınlarda, süt üretimini artırır.
• Bağışıklık sisteminin görevini yapabilmesi için su gerekmektedir. Bu özelliği ile zinde ve dinç kalmada yardımcı olur.
• Eklemlerin kayganlığını sağlar.
• Su tüketimi azaldıkça, vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlar ve kilo alımı gerçekleşir.
• İçme suyu veya doğal kaynak sularının birçoğu bölgeden bölgeye degişmekle birlikte; bazı minarelleri içerir. Vücudumuz için gerekli olan minarellerin bir kısmını içtiğimiz sulardan elde ederiz. Bunlar içinde kalsiyum, magnezyum ve sodyum daha fazla miktarda olanlardır. Flor, iyot ve diğer eser elementlerin de bir kısmını içtiğimiz sulardan sağlarız.

Su tüketim miktarı çevresel ve kişisel şartlara göre değişir

Su tüketiminin sağlığımız için çok önemli olduğu yıllardır anlatılır. Peki günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Bu konuda uzmanların farklı görüşleri olsa da çoğunlukla ortalama günlük su tüketiminin 2-2.5 litre olmasi tavsiye edilir. Bunu 8x8 yani gunde 8 defa 8 onz (250 ml veya bir su bardagı) su içilmesi şeklinde de duymuş ve okumuş olabilirsiniz. Bu miktarlar ortalama miktarlardır. İdeal olan ise su ihtiyacının kişinin durumuna ve mevcut hastalıklarına, hava sıcakliğına ve aktivite duzeyine gore ayarlanmasidir.

13 Ocak 2010 Çarşamba

Selvadan Paket Kazandık



Selvanın açmış olduğu Komşu hakkı yarışmasından kazandığımız paketimiz elimize ulaştı.Çok mutlu olduk.o hevesle hemen pişirdik paketin birini.Gerçekten güzeldi.Yeni ürünlerle selva sofralarımızı süslemeye devam ediyor.


Bol kepekli eriştemiz.Tabiii bolcada cevizle güzeldi :) Ama bence çikolatalı görüntüsü ile kepekli tat farklı olmuş.Yeni Çıkan şehriye çeşitlerinide en kısa zamanda denemek istiyorum.kısmet bakalım.Ayrıca yeni çıkan selva şipşak makarnalarıda en kısa zamanda deneyeceğiz.

Yuucel_19

12 Haziran 2009 Cuma

Bebekkokusu Yarışması Sonuçlandı

BEBEKKOKUSU.COM SİTESİNDE AÇILAN YARIŞMA SONUÇLANDI.BİZİM BIDIK HAMZA İLK 10'A GİRDİ.İŞTE RESİMLERLE YARIŞMA SONUCU

1.TUANA DUVARCI

2.İREM YILDIRIM

3.ECE NAZ SOYSAL

VE BENİM EN ÇOK BEĞENDİĞİM VE FAVORİM OLAN BEBEKLER SIRASI İLE AŞAĞIDA SİZCE KİM TATLI YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.
ELİF SENA ÖZKÖK
ÇAĞAN GENÇ
ELFİN AYDIN
ANDAÇ ACAR
İPEK ALBAYRAK
ONUR

KAYRA ATAÇ
KAĞAN YAĞMUR TİKENBATAR

EDA SELHEP

Aşağıdaki resimde yarışmaya katıldığımız resim....

29 Nisan 2009 Çarşamba

DANA ETİ DİYE DOMUZ ETİ SATIYORLAR


Bu tuzağa düşmeyin:

Tarım Bakanlığı tarafından ruhsat verilmiş çiftlik bulunmamasına rağmen Türkiye'nin birçok yerinde kaçak domuz üretimi ve kesimi yapılıyor.


Vatandaşın sağlığını olumsuz etkileyen gıdalara savaş açan Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Doç. Dr. Muzaffer Aydemir, denetimlerde domuz etinin dana eti diye satıldığını tespit ettiklerini söyledi. Tüketicileri dikkatli olmaya çağıran Aydemir, "Pazarda ve marketlerde son günlerde 'd.eti' etiketiyle satılan ürünlerle karşılaşıyoruz. Vatandaş d.eti'ni dana eti olarak algılayabilir. Güvendiği yerden et almalı." uyarısında bulundu.

Türkiye'de Tarım Bakanlığı'ndan ruhsat alan domuz çiftliği olmamasına rağmen kaçak üretim ve kesim yapılıyor. Yaban domuzu avlanarak turistik oteller başta olmak üzere birçok noktada satılabildiğini dile getiren Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Doç. Dr. Muzaffer Aydemir, bu kapsamda oteller başta olmak üzere denetimlerin aralıksız sürdüğünü kaydetti. Aydemir, buna rağmen Türkiye'de 3. sınıf domuz mezbahası bulunduğunu ifade etti. Domuz etinin dana eti diye satıldığını da söyleyen Aydemir, "Tüketicimiz bu konuda dikkatli olmalı. Pazarda ve marketlerde satılan ürünlerin içerisinde de domuz eti olabilir. Son günlerde 'd.eti' etiketiyle satılan ürünlerle karşılaşıyoruz. Vatandaş d.eti'ni dana eti olarak algılayabilir ancak buna itibar etmemeli, güvendiği yerlerden et almalı." uyarısında bulundu. Türkiye'de bir iki yerde kaçak domuz eti kesimi yapıldığının tespit edildiğini belirten Aydemir, kaçak üretim yapanlara ilişkin yasal prosedürün işlediğini ifade etti. Mahkeme sürecinin ise devam ettiğini kaydetti.

Tarım Bakanlığı, vatandaşın sağlığını olumsuz yönde etkileyen kalitesiz gıdaya savaş açtı. Alo 174 Gıda Hattı ile 24 saat ihbar ve şikâyet alan bakanlık, denetim ayağını güçlendiriyor. Bu kapsamda 5 bin olan gıda denetçisi sayısı önümüzdeki iki üç yıl içerisinde 10 bine çıkarılacak. Gıda mühendisi, bitki koruma uzmanı ve veteriner hekim denetçisi başta olmak üzere her konuda uzman gıda denetçisi alınacak. Merdiven altı üretimlerin önüne geçmek için pazar, bakkal ve marketlerin yanı sıra tüm üretim ve satış noktaları didik didik edilecek. Piyasada herhangi bir ruhsatı olmadan 3-4 TL'ye salam ve sosis satıldığına dikkat çeken Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Doç. Dr. Muzaffer Aydemir, vatandaşı aldığı ürünün özelliklerine dikkat etmesi konusunda uyardı.

Çocukların sağlığını da önemsediklerini belirten Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Aydemir, önümüzdeki günlerde okullarda süt günü düzenlenebileceğini aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte ortak çalışma yürüttüklerini anlatan Aydemir, "Kantinlerde süt ve sütlü içeceklerin gazlı içeceklerden daha fazla olması konusunda ortak çalışma yürütüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile de protokol imzaladık önümüzdeki aylarda bu konu yürürlüğe girebilir." diye konuştu.

Sorunlu ürünleri Alo 174'e şikâyet edin

Zaman'a gıda güvenliği konusunda bilgi veren Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Doç. Dr. Muzaffer Aydemir, sağlıksız ürünlerin ortadan kalkması için denetimin yanı sıra bilinçli tüketici sayısının da artması gerektiğini belirterek, "Cazip fiyatlarla reyonlarda sergilenen veya pazarda soğuk zinciri ve ambalajı olmayan ürünleri tercih etmeyin. Sorun gördüğünüzde şikâyet edin ve bizim fahri denetçimiz olun." dedi.