31 Ocak 2015 Cumartesi
MEYVENİN LEZZETİNİ BİN KAT ARTIRMANIN FORMÜLÜ!
16 Ocak 2015 Cuma
EN AZ YARIM DAKİKA ELİNİ YIKA
Bizim ufaklıklar bir kaç gündür Tinky ile Minky'nin çizgi filmlerini ve şarkılarını dillerinden düşürmüyorlar. Bizlerde oldukça memnunuz bu durumdan. Temizlik, beslenme ve düzenli olmak için yapılması gerekenler kısa ve öz bir biçimde eğlenceyle karıştırılarak güzel bir çalışma yapılmış.
Eeee bizede faydalı gördüğümüz çalışmaları paylaşmak düşüyor.Beğenirsiniz umarız...
30 Ekim 2014 Perşembe
MEYVENİN LEZZETİNİ BİN KAT ARTIRMANIN FORMÜLÜ!
23 Kasım 2013 Cumartesi
YEDİKLERİMİZ NE KADAR GÜVENİLİR
Amerikada bir belgesel grubu Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan et fabrikaları, çiftliklerin ne kadar gevinilir olduklarını araştırmış ve bir belgesel yapmışlar. Bizde Türkiyede böyle bir belgeseller dizisi yapacak girişimciler bekliyoruz. Ancak burada bahsedilenlerin çoğu bizide ilgilendiriyor. İzleyelim... İbret alıp idrak edelim inş... Unutmadan lütfen bu konuda daha duyarlı ve hassas olalım. Gelecek nesillerin sağlığı ve güvenliği için bu çok önemli...
22 Ekim 2013 Salı
İnsanlığı nasıl kısırlaştırıyorlar?
İnsanlığı nasıl kısırlaştırıyorlar?
Üzerimizde bilinçli olarak oynanmış oynamalarla ilgili çarpıcı ve abartısız gerçekler. Gözlerinizi ve aklınızı dört açarak izleyin lütfen.
13 Eylül 2013 Cuma
BİR ANNE'DEN ANNE ADAYLARINA TAVSİYELER
Şeytan Ye Diyor: Kemal Özer
Ölüm Tohumları: W. Engdahl
Bunun üzerine internetten Saracoğlu Hoca’nın tavsiyesi olan kürlere başladım. İnternetten aratarak Saracoğlu’nun bilhassa incir kürüne ulaştım. Gerçekten de sütüm o günden sonra arttı. Ve inanır mısınız 14 ay ikizlerimi anne sütüyle besledim. Sonrasında zaten bizimle sofraya oturmaya başladılar, önlerine kaşıklarını verip yer sofrasında yemeğe başladılar.
Şimdi gelelim esas mevzuya. Obesity in children İki sene önce bir arkadaşımın bana okumam için verdiği “Ölüm Tohumları” isimli kitapla başladı herşey. Kitaptan sonra artık hayatıma çekidüzen vermemin zamanı gelmişti. Sonrasında endüstri ağzıyla konuşmayan hocalarımı Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer‘i, Prof Dr Ahmet Aydın‘ı, Dr. Yavuz Dizdar‘ı takip etmeye başladım, sizlere de şiddetle tavsiye ederim..
Anladımki artık endüstri kendi karından başka birşeyi düşünmüyor. Biz ve yavrularımız hiçbir zaman endüstrinin umrunda değildik. Hayatımda yaptığımız değişiklikler şunlar oldu.
Yağ: Mısırözü, ayçiçeği yağı, margarinler ve marketteki yağları hayatımızdan çıkardık. Çünkü mısırlar ve ayçiçeği gdo’lu. Ayrıca endüstri zeytinyağıyla kızartma olmaz diye bir tez atmış ortaya. Buna da hiç inanmayın. Çünkü mısırözü ve ayçiçeği yağları gerçek yağ değildir. Çıkan yağ kapkara ve feci kokulu bir yağdır ve bu yağ tekrar fabrikasyon işlemlerden geçirilerek kokusuz ve renksiz bir sıvı elde edilir. Hayatımızda şu an sadece zeytinyağı ve tereyağı bulunuyor.
Şeker: Rafine şekeri komple hayatımızdan çıkardık. Hamur işi yaparsam ya da sütlü tatlı bunları pekmez ya da balla tatlandırmaya gayret ediyorum. Hatta katkısız kakao ile patenti kendime ait kakaolu pekmezli ıslak kek ve pekmezli kakaolu pudingim var. Merak eden arkadaş olursa tarifini paylaşırım. Sütlaç yaparsam da son anda balını ekleyip, altını kapatıyorum ya da şekersiz pişirip üzerine pekmez dökerek yiyoruz.
Tuz: Rafine tuzu kesinlikle kullanmam. Granül kaya tuzu kullanıyorum. Tuzu test etmek için bir çay bardağı sirkeye 1 kaşık atın, eğer köpürürse o tuzu kullanmayın. Rafine tuzlar birçok fabrikasyon işlemden geçer ve içerisinde birçok kimya artığı vardır. Ben çocuklarıma kimya yedirmek istemiyorum. Onları canlı, helal ve temiz gıdalarla beslemek istiyorum. Heleki son zamanlarda tuzlara E536 kodlu siyanür ekleniyorki Allah muhafaza buyursun. Herkesin tabağına giren birşey bu tuz. Ve FDA (Amerikan İlaç ve gıda dairesi) bunu yasaklamış. Ancak ülkemizde tuzların içinde akıcılığı arttırmak için siyanür kullanılıyor. Yeterki tuzun akıcılığı artsın, insanların ne önemi var ki. Kısırlaştır, kanserleştir, kökünü kurut gitsin.
Ambalajlı Gıdalar: Hayatımızdan bütün ambalajlı gıdaları çıkardık. Çünkü hepsinin içerisi gdo’lu soya ve gdo’lu mısırdan elde edilen katkı maddeleriyle dolu. Hatta modifiye mısır nişastası gdo’lu mısır nişastasının değiştirilmiş adı. Çocuklarımda buna gayet güzel uyum sağladılar. Hatta geçen bayram kendilerine uzatılan çikolatayı bile reddettiler. Tabi bunların olmasında duanın da çok büyük rol oynadığını düşünüyorum.
Süt: Sütümü sütçümden alırım her hafta. Yoğurdumu kendim mayalarım. Yoğurt mayalamak dünyanın en kolay şeyi. İkizlerin en çok sevdiği şey yoğurttur. Hazır ayran, yoğurt ve süt kesinlikle tüketmem. Bu konuda Dr Yavuz Dizdar’ın yazılarını okuyabilirsiniz: dayanıklı beyaz eşyaya dönüştürülen sütler
Tavuk: Hayatımızdan endüstriyel tavuğu çıkardık. Çünkü hem gdo’lu bir mahluk, hem de antibiyotikli, bol aşılı 40 günde 2,5 kg olan bir mahluk. Ve tavuk endüstrisinin işkenceleri. Daha öncede bahsetmiştim. Bakınız; gıda terörü. Tavukla ilgili Yavuz Dizdar’la yapılan bir röportaj.
Sebze-Meyve: Sebze, meyveyi mevsiminde tüketiriz. Meyvelerin ufaklarını sever çocuklarım. Bizim evimizde kışın domates, biber bulunmaz kesinlikle. Ancak konservesi vardır. Mevsiminde pişirilen sebzeler süsler mutfağımı. Kışın pancar, ıspanak, havuç, karnabahar, kereviz bulunur bizim evde. Hatta karnabahar yapraklarından bir yemek yapıyorum nefis oluyor. Saraçoğlu’na göre karnabaharın asıl vitamini yapraklarında. Karnabaharı alırken yapraklarını da isteyin. Ve hiç para ödemeden muhteşem sağlıklı bir yemek yapın.
Turşular: Sağlıklı turşular yapmaya çalışırım çocuklarıma. Bol sarımsaklı mevsim turşuları. Hem de kendi yaptığım sirkeden bir güzle oluyorki sormayın gitsin. Son favorim pancar turşusu. Pancar kansızlığa birebir.
Kuru Meyveler-Yemişler: Çocuklarıma ıvır zıvır yedirmiyorum demiştim. Bizim ıvır-zıvırımız kuruyemişlerdir. Kendi kırdığım ceviz ve fındık, kara üzüm(beyazlar kükürtlendiği için genellikle bundan alırım), kuru incir, kuru kayısı, kuru elma, iğde (ishali de geçirir)..
Komposto: Sağlıklı kompostoloar yaparım çocuklarıma, şekersiz. Kuşburnu atarım, incir(tadını verir), üzüm, kayısı, elma. Evdeki bitkilerden; ıhlamur, hatmi, tarçın, karanfil. Yöresel Yemekler: Yapaylıkları hayatımdan çıkardıkça ne kadar çok gereksiz şey varmış dedim hayatımda, sadeleştim. Dedelerimizin tüketmediği şeyleri tükettiğimiz için onların maruz kalmadığı hastalıklara maruz kalıyoruz. Köy yemeklerine hayatımızda daha çok yer vermeye başladım. Lahana çorbası, arpa çorbası, mısır ekmeği (geleneksel tohumdan üretilmiş mısırdan), fasulye turşusu, kaldirik turşusu..
1 Ağustos 2013 Perşembe
AĞAÇLAR
10 Haziran 2013 Pazartesi
GDO (GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMA
Bundan yaklaşık 3-4 ay kadar önce abonesi olduğum Ribat Dergisi abonelerine hediye olarak bir kaç kitap verdi bunlardan birisi Kemal Özer'in Müslüman Diyeti idi. Kitap beni oldukça etkiledi ve diğer ketaplarını da aldım. Yediklerimizin içinde neler var, Deccal Tabakta ve Şeytan Ye Diyor. Güzel ve kesinlikle faydalı kitaplar. Beslenme ve sağlıklı olarak yaşamımızı yürütmek için basit ipuçları sunuyor kitaplar. Beni en çok etkileyen yönü ise yediklerimizin sıhhatinin hayatımızı ve ibadetlerimizi etkilemesi oldu. Pek çok programda değişik konularda röportajları var Kemal Özer'in inş. zaman zaman burdan paylaşacağım. Eğer ilginiz olursa kemalozer.com, gıdahareketi.org siteleri bu konuda sizi aydınlatacaktır. Ben sizi programla başbaşa bırakıyorum. Faydalanmanız dileği ile...
17 Şubat 2011 Perşembe
Ağız Ve Diş Sağlığı
Türkiye, ağız-diş sağlığı konusunda sınıfta kalan ülkeler arasında ilk sıralarda...
Doğru bilinen yanlışlar ve önemsenmeyen detaylar ağız sağlığının bozulmasına neden oluyor.
Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak besinlerdeki asitlerin ağızda dağılmasına neden olduğu için dişleri zayıflatıyor. Dişleri yemeklerden en az bir saat sonra fırçalamanın daha uygun olduğunu söyleyen Memorial Etiler Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü'nden Dt.Hacer Esved Alireisoğlu, Türkiye'de ağız ve diş sağlığına yeterince önem verilmediğini söyledi ve bu konuda sık yapılan hataları şöyle sıraladı:
1-Diş macununun bilinenin aksine suyla ıslatılmaması gerekir. Islanan diş macunu etken maddesini kaybeder. Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde kullanılmalıdır. Unutmayalım ki diş macunu sadece diş fırçalamayı kolaylaştırıcı bir ajandır.
2-Diş temizliği hakkında bilinen yanlışlardan biri de dişleri uzun süre ve sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancıdır. Yapılan araştırmalar iki dakikayı aşan fırçalamanın daha çok bakteri öldürmediğini gösteriyor. Dişlerin günde en az bir kez iki dakika süreyle çok sert olmadan fırçalanması ve diş ipi kullanımıyla ideal bir diş temizliği sağlanabilir. Sigara, çay ve kahve tüketimi fazla olanlarda meydana gelen dil pası kokuya neden olabilir. Bu durumda dişler fırçalandıktan sonra
dili de fırçalamak gerekir.
3-Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz özellikle yemek aralarında tüketildiğinde mekanik bir temizlik sağlayacaktır.
4-Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın.
Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve
dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.
5-Ağız kokusu gündelik yaşamda insanı sosyal ve psikolojik olarak etkileyen bir rahatsızlıktır. Kötü ağız kokusu, hem kişiyi etkiler hem de çoğu zaman mahçubiyete sebep olur. Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Kahve çekirdeği çiğnemek bu sülfür bileşenlerini ortadan kaldırır.
6-Kakao çekirdeğindeki antibakteriyal içerik nedeniyle, çikolata dişlere zarar vermiyor. Şekerlemeler ise dişlerin baş düşmanı. Meyve sularındaki asit ise her türlü dişe zararlı. Aynı şekilde laktoz içeren süt de, diş çürüklerine yol açıyor.
7-Meyve suları, tatlılar, sert kıvamlı şekerler, karamel, muz gibi
yiyecekler dişlerde çürük oluşturma riskini artırıyor. Tatlı yedikten sonra süt, ayran içmek ve peynir yemek, şekerin ve ortaya çıkan asidin zararlı etkilerini önler. Ph seviyesini kontrol ettiğinden dişler için koruyucu kalkan oluşturur.
15 Nisan 2010 Perşembe
Sağlıklı Yaşama,İncelmek

dün akşam nilgün diye nlp uzmanını dinliyorduk ondan dinlediklerimi sizlerle paylaşmak istedim...
Çabuk kilo verdiren diyetler aldatmacadır.
İdeal vucut ölçülerine ulaşmak için bedeni aç bırakmak yerine kendini beslemelisin.Diyet yaptığında vücut kıtlıktayım diyerek kendini koruma altına lıyor.
Sağlıklı insanlar ihtiyaçları kadar yerler,şişman insanlar diledikleri kadar yerler.
Normal insanlar acıktığı için yer yemek vakti geldiği için değil.
Aç olmadan yemek yeme.aç değilken yediğin yemek direk olarak depoya gider.
Ziyafetlerde ise her gıdadan biraz biraz ye.hepsinden de tat.
Ama ölçüyü aşma.
Eğzersiz yaptığında tüm gün boyunca metobolizman çalışmaya devam eder....Ne kadar uzun agzersiz yaparsan o kadar çabuk sonuç alırsın...
sağlıklı yaşamak için 10 kural:
1-Her gün egzersiz yap(yemek yemeye vaktin varsa hareket etmeyede vaktin vardır.Bunu günlük bir alışkanlık yap.yürü,koş,hopla zıpla dans et,vücudunu hareket ettir.)
2-En az 20 dk egzersiz yap(Ne kadar çabuk forma girmek istiyorsan o kadar çok egzersiz yap,Gerekirse sabah öğle ,akşam.ama 20 dk dan az olmasın.çünkü beden 20 dk az egzersizde beden yağ yakıcı enzimleri üretmeye başlamaz bile)egzersiz
3-Her gün 3 kez 1o defa karından derin nefes al(derin nefes almak metobolizmanı Hızlandırdığı gibi bağışıklık sistemini de güçlendirecektir.
4-Sağlıklı, sana yaşam verecek yiyeceklerle beslen.Yiyecekler doğal hallerine ne kadar yakınlarsa o kadar sağlıklıdır.
5-Topraktan gelen gıdalarla hayvandan gelen gıdaları mümkün olduğunca ayrı tüket, birini öğlen ye birini akşam ye...
6-Meyveyi tek başına ye başka hiç bir yiyecekle karıştırma.
7-Vücudunun yüzde 80 sudur.Su miktarı yüksek gıdalarla beslen.sebze ve meyve,ot çeşitleri gibi.Yediklerinin yüzde 80 ni bunlar olsun.Her gün en az 2 porsiyon meyve,3 porsiyon sebze ye...
Şişman insanların günlük gıdalarının sadece yüzde 15 inin su miktarı yüksek besinler ihtiva ettiğini biliyormuydun..Yoğun besinler kalın bedenleri yaratır.
8-Her gün en az 8 bardak su iç.çay,kahve,cola buna dahil değil.İçtiğin her bardak suyun metobolizmanı hızlandırdığı bil.
9-Yatmadan 3 saat önce yemeyi bırak.Çünkü bedenin yatmaya hazırlandığı için metobolizmasını yavaşlatıyor.Gece geç vakitte yenilen yemek yakılamadığı için kalçalarına gider.
10-Sağlıklı Yaşama kendini adadığını her gün kendine hatırlat.Sağlıksız yaşam dolu dolu yaşanmamış bir hayattır.