11 Mart 2010 Perşembe

AYET-HADİS-DUA-VECİZE




RESİMLİ YAZILAR

DÜNYA HAYATI



Abdullah İbni Mesut'tan rivayet edildiğine göre, Rasulullah (SAV) bir hasır üzerine yatmıştı. Kalkınca, yan tarafında hasırın iz bıraktığı görüldü. Kendisine:
Ya Rasulallah sana bir şey (yani bir yumuşak yatak) alsak, dedik. Rasulullah (SAV):
- Benim dünya ile ne alakam var. Ben dünyada ancak bir ağaç altında gölgelenmiş, sonra ağacı bırakarak kalkıp gitmiş olan bir binici (yolcu) gibiyim “ buyurdu. (Tâc:5/177)
Evet, insan burada misafir ve yolcudur ve ebedi yolda kendisine lazım olacak eşyayı ve erzakı buradan temin etmekle mükelleftir.
Misafir ev sahibinin işine karışmaz...
O misafirhaneye kendi evi gibi sahip çıkmaz, tahakkümde bulunmaz.
Yapılan ikram ve muameleleri tenkit etmez, nankörlük etmez, inkâr etmez.
Hasılı; misafir olan kimse, beraberinde getirmediği ve kendisi ile birlikte götüremeyeceği şeylere âlaka duyup kalbini bağlamaz, gönlünü kaptırmaz.
Rasulullah (SAV), bir gün İbn-i Ömer’in omzundan tuttu ve şöyle dedi:
“Dünyada sanki gurbette imişsin gibi, veyahut bir yolcu gibi ol ve kendini kabirde yatanlar arasında say.” İbn-i Ömer (ra) da öyle yapar, hem de şu tavsiyelerde bulunurdu:
“ Geceye gireceğin vakit sabahı bekleme. Sabaha çıktığın vakitte geceyi bekleme. Ve sıhhatinden hastalığın için, hayatından da ölümün için bir şey yapıp hazırlama fırsatını kaçırma.”
Evet, bizim halimiz şudur:
“Ana rahminden geldik pazara
Bir kefen alıp döndük mezara.”
Gerçekten dünya hayatı, âhret hayatının yanında geçici ve değersizdir.
Alıntı

10 Mart 2010 Çarşamba

KAYIP İLANI


Yaşlı Adam, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:
— Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor? Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu takırdatıp dururken:

— Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi? Yaşlı adam, dudakları titrerken:
— Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da belki en az yirmi yıl... Polis, yazmayı bırakıp adama döndü. Bu iş elbette ki normal değildi. İhtiyarın, susuzluktan çatlamış bir toprağı andıran ve bembeyaz sakallarla çevrelenen yüzü, en az seksen yaşında olduğuna delildi. Bu yüzden de elbette ki bunamış, anne ve babasının öldüğünü unutmuştu. Yaşlı adam, yanındaki pencereden bakarken, parkın orta yerindeki ıhlamuru gösterip:

— En vefalı dostum bu ağaç, dedi. Aynı yaşta olmalıyız herhalde. Ne zaman dışarı çıksam gölgesinde dinlendim, kokusunu doya doya çektim içime. Ama o da benim gibi kuruyor şimdi.

— Peki!.. diye lâfını kesti polis. Yakınlarınız yok mu? Dostunuz, akrabanız?

—Yakınlarım, şimdi çok uzaklarda, dedi adam. Dayım, amcam, teyzem, halam kim varsa orda. Eşim de öyle. Sadece iki çocuğum hayatta. Onlar da bu ihtiyardan bıktılar tabi.

Polis memuru, böyle tuhaf bir olaya ilk defa rastlıyordu. Herhalde en çıkar yol, bir ilân verir gibi görünüyor olmaktı. Zaten bu ihtiyarcık, karakoldan çıkar çıkmaz her şeyi unuturdu. Masadan bir kâğıt kalem alarak:

— Peki dedecim, dedi. Sen ne istiyorsan öyle yapalım. “Annem ve babam kayboldu” yazıyoruz değil mi? Yaşlı adam, küçük bir çocuk gibi hıçkırırken:

— Yok be evlâdım!.. dedi. Kaybolan benim. Annem ve babam bu ilânı görürlerse, belki beni alırlar yanlarına.
Cüneyd Suavi

5 Mart 2010 Cuma

Maske Yapımı







Maskeleri Boyut Yayın Grubunun Anaokulu Dergisi nden alıntıladık.
Çok güzel ve faydalı bir set imkanı olanların almasını tavsiye ederiz.
Ancak içerisindeki bazı metinler bence pek uygun değil. Cadı madı felan.
MASKE YAPIMI :
Yayımladığımız maskeleri bilgisayarınıza indiriniz.
Herhangi bir kelime işlemci programa A4 sayfasına resim ekleme metodu
ile dilerseniz bir dilerseniz iki maske ekleyiniz. Maskeleri
çocuklarınızın tercihine ve kafasına göre ayarlayınız. Dilerseniz renkli
fotokopi çeken yerlerden renkli, dilerseniz kendi yazıcınızdan özelliğine
göre renkli veya siyah beyaz çıkartınız. (Eğer sadece çizgileri olsun,
çocuğumuz boyasın biz onu onlara yapalım derseniz bunu bize yazınız yalnız
çizgili olan maskeleri ekleyelim blogumuza)

Daha sonra maskeleri yumuşak bir kartona yapıştırınız. Kenarlarını keserek
kullanıma hazır hale getiriniz. Paket lastiği kullanarak her iki yanından
bağlayınız. İşte maskeniz hazır. Hem çocuğunuzla güzel vakit geçirmiş oldunuz,
hemde iş stresinden ve yoğunluğundan uzaklaştınız... Ne kadar güzel değil mi?

En azından bence öle...

Çocuklarımızın gözlerindeki ışık neyle ölçülebilir ki...

Owner