9 Aralık 2013 Pazartesi

Hurmalı Cevizli Kek








Merhaba Bu ara sevdiklerimizlede sık sık yapıp paylaştığımız tarifimizi de sizlerle paylaşmak istiyorum.....Hurmalı Cevizli,şekersiz ve kabartma tozu kullanmıyoruz bu kekte.Eşimin okuduğu Şeytan ye diyor Kitabından.... Asıl tarifte çay bardağı ile ölçülendirilmiş ve 8 kişilik yapılmış.Ben ölçüde değişikler yaptım su bardağı ile ölçülendirdim ve tarçın sevmediğim için tarçın eklemedim. 15-16 kişilik Kalabalık bir misafir gurubunu ağırlamak için yeterli geldi.....


Malzemeler:


15 tane hurma,
6 Tane yumurta(aki ve sarısı ayrılmış,
1 Su bardağı pekmez,
1 Su bardağı zeytin yağı(orjinal tarifte tereyağ kullanılmış)
1 Su bardağı taze süt(oda ısısında),
1 Su bardağı iri dövülmüş ceviz,
1 çay kaşığı tuz(yumurtanın beyazını çırpmak için),
2,5 bardaktan fazla hatap tam buğday unu(unu azar azar ilave edin fazla gelirse eklemeyin)


Yapılışı:


Hurmayı ıslatarak suyun içinde 15 dk kadar bekletelim(kolay doğramak için) çekirdeklerinden ayıralım.Küçük şeritler sonrada küpler halinde doğrayalım hazır olsun....


Ayrıca yumurta beyazlarını geniş ve derin bir cam kapta tuz ekleyerek iyice çırpalım koyu kıvam olmalı,kase ters çevrilince akmayacak kıvamda yani.onuda hazırlayalım...


Yumurta sarılarını ve pekmezi geniş bir kapta 5-6 dk kadar çırpalım.İçine zeytin yağını ve sütü ekleyelim ve çok kısa karıştıralım.Hurma ve cevizi ekleyelim tahta kaşıkla karıştıralım.Biraz yumurta akından biraz undan ekleyerek dönüşümlü olarak eklemeye devam ederek yavaş yavaş tahta kaşıkla aşağıdan yukarıya doğru karıştıralım.Bekletmeden yağlanmış tepsiye veya kalıba dökelim,üstünü düzeltelim,170 derece ısıtılmış fırında altına ızgara telini koyarak zemine yerleştirelim ve pişirelim....


ilk 30 dk hiç açmayacağız sonra kürdanla kontrol edip pişmişse fırından çıkaralım.Eğer kalıpta pişirmişsek sıcakken çıkarmalıyız soğuyunca çıkarmak zor oluyor ve parçalanıyor....


Afiyet şifa olsun....

KİŞİLİK BOZUCU MASALLAR - SIRADIŞI PROGRAMINDAN

Çocuklarımıza yıllardır anlattığımız masallarla aslında onlara ne öğretiyoruz...

7 Aralık 2013 Cumartesi

Haşhaşlı Kurabiye(tuzlu)



Bu ara haşhaş sever hatta haşhaş kolik olan ben Bu günde haşhaşlı kurabiye paylaşmak istiyorum....

Malzemeler:
1 Su bardağı sıvıyağ,
250 gr tereyağ,
1 yemek kaşığı sirke,
1 çay bardağı haşhaş,
1 yumurta(sarısı içine,beyazı dışına),
1 tatlı kaşığı tuz,
1 kabartma tozu,
Aldığı kadar un(yumuşak ele yapışmayan bir hamur olacak)

Yapılışı:
Un,kabartma tozu ve haşhaş hariç bütün malzeme geniş ve derin bir kaba koyulur karıştırarak birbirine yedirilir.Haşhaş ve kabartma tozu eklenir karıştırılır.un azar azar eklenerek hamur hazırlanır.Ele yapışmayan yumuşak bir hamur hazırlanır.İstediğimiz şekil verilerek yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilir.170 derece fırında pişirilir.

Afiyet şifa olsun :)

  Not:Şekil verirken İnce olursa daha güzel içini çeker,birde büyük şekilde olmaması lazım,çünkü çok narin bir kurabiye lokmalık hazırlarsanız daha iyi olur...

Haşhaşlı tatlı kurabiye Tarifi için Burdan


5 Aralık 2013 Perşembe

Kakaolu Kek


 Bir yandan arşivleri eklemek bir yandan yine birikmesi bitmiyor bu tarifler,konularBu günkü tarifimiz yeni dün akşamdan yapılmış şu saatlerde ise 5-6 dilimi kalmış nefis bir kek özellikle bitter sevenler için bitter tadında az şekerli bir tarif.Ben bitter sevmiyor olmama rağmen 3-4 dilim yedim....Bizizm çocuklar ise pasta kek,poğaça fark etmez yeterki olsun severek ve koca bir mutlulukla yiyorlar...
Malzemeler:
3 Yumurta,
1 Su bardağı toz şeker,
yarım bardaktan fazla(1 bardaktan az bardağın 100 de 75 şi ne oluyorsa),
1 Su bardağı süt,
1 kabartma tozu,
2,5- 3 yemek kaşığı kakao(ben kayışoğlu'nun pakatlenmiş kakaosunu kullanıyorum koyu renk oluyor ama normal paket ise 1 paket az gelir)
3 bardaktan 2 parmak eksik un.



Yapılışı:
Yumurta ve şekeri 5-6 dk boyunca yüksek ayarda çırpalım(motoru kuvvetli bir mikser olmalı)Sıvıyağ süt kakaosu eklenip kısa bir süre daha çırpalım.Kabartma tozu ve unu eleyerek azar azar ekleyelim tahta kaşıkla yavaşca birbirine yedirelim.Yağlanmış tepsi veya kalıba boşaltalım(ben kelepçeli dilim kek kalıbını kullandım)
170 derece ısıtılmış fırında içini çekene kadar pişirelim.İlk yarım saat hiç fırını açmıyoruz(merak etmeyin 170 derecede kekimiz 1 saat bile fırında kalsa yanmaz).yarım saatin sonunda kürdan batırıp pişmişmi kontrol edelim.pişince fırından çıkaralım(kalıptan sıcak daha kolay çıkıyor)

Kekimi sıcakken tepsiye dikkatlice boşalttım soğuyunca da tepsiyi büyük bir poşete koydum bu sayede de kurumamış ve taze kalmış oluyor.hemen tüketmezseniz dilimleyip kapaklı kutularda muhafaza edebilirsiniz..
Afiyet  şifa olsun

Yusufca,Hamzaca,Davutca :)





3. sınıfa giden oğlumuz çok bilmiş,her şeye bi sözü oluyor :)
Bundan bir hafta önce akşam sofrasını kurdum.Yusuf yemek yer ama yemekle arası olmayan bi çocuk mecburiyetten yiyor.ayrıca seçme hakkı sunmuyoruz çünkü bahaneler ve mızmızlıklardan başımızı alamadık.hemde alışsın diye ne pişerse az da olsa yemeniz gerekiyor kuralı koyduk evde.Her sofrada ki gibi soruyor:
-Anne yemekte ne var?
-Çorba,pilav ve türlü yavrum(tepkiyi biliyorum türlüyü en son söylüyorum)
-Ya anne ben türlüyü sevmiyorum ki :(
-Biliyorum oğlum ama yersin,yersin türlüyü....
Bi an duraksıyor acaba neler döktürecek bekliyorum...
-Anne ya sende bu gün türlü türlü yemekler yapmışsın :)
Vay oğlum bu konuda espiri bile yaparmış  :)



Aslında çogu şeyi not almayı unutsakta,Hamza ve dil gelişimi çalışmalarımızın sonucunu alıyoruz
çok şükür.Hatta kullandığı cümlelerle şaşırıyoruz,çok dobra açık sözlü bir çocuk hamza sizinle paylaşacağım  hatıracıklar var son 2 ay içinde olan :)

 -Bu sabah kalktık eşim kahvaltı yaptı işe gidecek,hamza ortalıkta dolanıyor okula gidecek ama henüz uykuyu üstünden atamamış.Babası vedalaşıyor hamzayı öpüyo sonra beni  öpüyor bende güle güle bitanem hayırlı işler diyorum,sonra eşim Hemen çıkıyor otobüsü kaçırmamak için...Hamza kendinden emin ''Anne ona bitanem deme ona kocam demelisin,çocuklarına bitanem diyeceksin,öyle olmaz,bi daha bize söyle ona söyleme'' Çok bilmiş seniii diyorum içimden :)

-Dün akşam namazı için abdest alacağız eşim lavobada ben kapıda onu bekliyorum bu arada antrede davut ve hamza bişeylerle meşgul isteriksiz onlara doğru dönüyorum.Hamza elini komidine sürüyo sonra davut sürüyo(sanki su dökmüş onunla oynuyor gibiler) Siz ne yapıyorsunuz bakim orda diyorum.hamza dönüyo ama bi suçlu ve yaramaz ifade yüzünde Bişey yapmıyoruz diyor elini sıkıca kapamış,napıyosunuz yavrum diyorum su mu döktünüz oraya....hamza ise hiç istifini bozmuyor''Anne sen bakma bize hadi git abdesini al banyoya hadi(eliylede git hadi git yapıyor).Meğer abilerinin pastel boyasını bulmuşlar biri çiziyor öbürü komidine  dağıtıyor.Başka zaman uyum sağlamazlar anlaşamazlar,ama iş yaramazlığa gelince ne kadarda güzel anlaşıyorlar....

-Geçen hafta:Yine sabah hamza kalktı kıyafetlerini giymeye çalışıyor.
-Anne üstümü çabuk giyersem abim yavaş giyersem  sen götür beni okula.
-Tamam oğlum sen giyinde bakarız.
Giyiniyor çabucak.
-peki ne olacak şimdi kim götürsün seni?
-Tabiki de abim biz gizli ajanlar olduk.
-Amam ajanlar hava çok soğuk yolda oyalanmayın göreviniz okula hızlı gitmek olsun,tamam mı?
-Anne zaten gizli ajan görevimiz okula çabuk gitmek ti?

eski komşumuza ev görmeye gittik eve döndüğümüzde arabayı park ettim.ama hmza beğenmedi.
-Anne biraz daha arkaya gelmeliydin.
-Oğlum arkada duvar varya korkuyorum park ederken o yüzden çok yaklaşmadım oraya.
-O zaman davut ve sen inde anne ben park ediyim arabamızı.
-Ama oğlum sen araba kullanabiliyormusun(erkek uşağı ya doğuştan şöförler sana hemen ders vermeye çalışıyorlar)ehliyetin var mı ki senin?
-Nasıl yani.... o  da ne....
Ehliyetimi gösteriyorum bak böyle senin resmin olan bi kart araba sürmeyi öğrenenlere veriyolar....
he he koca bi sesssizlik,bi hayal kırıklığı hamzada :)

                                   

Evimizin en miniği davutcuk...Bu ara hastalık öncesi evreleri ortaya çıkmaya başladı,umarım bronşiti azmaz yine...Emzik emen bebkleri çok severim ama bir davut emdi düzgünce,hatta davut işi abartıp 2-3 emzik geziyor.o uynamadan saklıyorum artık emzikleri :)
Oda dil gelişimi konusunda abisinin izinden gidiyor diyorum.Hatta bizde çocuk sayısı arttıkça çocuklar daha iyi konuşmak yerine az konuşmaya başlıyorlar.Kendisine gereklileri söylüyor.Söyleyebildiği kelimeler.Gerçi şöyle bakınca abisinin 2 yaştaki kelimelri ile kıyaslandığında davut daha çok kelimeye sahip....

Meyeba(merhaba)en güzel kurdugu kelime hatta

Anne ve Baba(genel olarak babasına da anne diyor)

Abi,hamma(hamza)meyyem,haleee

Vee(ver)    at(aç)    duu(dur)    gee(gel)    diidd(git)   diddattt(imdat)   akke(asker)   annanne   babanne  
               
Bindin(bindim)   bende     mammaaa(yemek)   adi(hadi)    bebe(bebek)   bebe(pepe)   vayyyy(şaşırdığında)

Aba(abla)   agaba(araba)   hayıy(hayır)   nen nen(uymak)    ne   vemem(vermem)    Menim(benim)     neyde
 
Aminnn    dön    bis(pis)   bitti(çizgi film bitince özellikle)   baaa(bak)    oda(orada)    gaga(kaka)    ciş(çiş)

Bibi(pipi)    buda(burada)   böbüü(göbek)   aka(arka)  diddi(gitti)   ganga(kanka anıl kuzeni oluyor)
 ole(oley)    gooo(gol)    bop(top)  

Bu arada hayvanlar olan bir kitap var bakıyoruz.orda at var,at sesi çıkarıyor ama at demiyor.kitabı kaldırıyorum.plastik hayvanlardan atı veriyorum eline davut bak bu at,at de bakalım....bakıyor dokunuyor.at o de oğlum diyorum kolunu kaldırp fırlatıyor oyuncağı....

İşte böyle ve bu kadar sevgilerimle Rabbime emanet olasınız.......