7 Aralık 2014 Pazar

GÜLÜMSEMEK



Küçük kız, yaşlı komşu amcaya gülümsedi. Bu gülümseme, o adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde geçen günlerde kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen onu aradı, teşekkür edip halini hatırını sordu. Arkadaşı bu teşekkürden öyle keyiflendi ki, öğle yemeğini yediği lokantadaki garsona o gün yüklüce bir bahşiş bıraktı.
Garson, akşam eve giderken kazandığı para­nın bir kısmını her zaman aynı köşede bek­leyen bir fakirin eline bıraktı. Bu yardımdan o adam öylesine mutlu oldu ki, sevinçten havalara uçtu... Çünkü açlıktan midesi fena halde kazı­nıyordu.
O fakir, eline geçen bu parayla karnını doyur­duktan sonra neşeyle ıslık çala çala bir apart­manın bodrumundaki odası­nın yolunu tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altındaki kedi yavrusunu görünce kucağına alıverdi hemen.
Küçük kedicik, gecenin soğuğundan kurtul­duğu için mutluydu. Sıcak odada gece boyunca o adamla oynadı durdu.
Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan kedi yavrusu öyle acı acı miyavlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apart­man halkı. Anneler, babalar yavrularını kucakla­yıp dumanlar arasında dışarı fırladılar. Ölmekten kurtulmuşlardı.
Kimse bilmiyordu ama bütün bunların hepsi küçük bir gülümsemenin bereketiydi.
Evet, hayatı güzellikler için yaratan Allah (cc.), küçük bir iyiliği böyle büyütüyor. Şu âyetler buna işaret ediyor, "Allah karşılıksız yar­dımlar olan, sadakaları (iyilik, yardım) kat kat artırarak bereketlendirir..." (Bakara, 276) Ayrı­ca Peygamberimiz (@) buyuruyor ki; "Allah sadakayı kabul eder, ...onu sizin atınızın yavru­sunu büyüttüğü gibi büyütür; öyle ki, bir lokma büyüklüğünde bir sadakanın sevabı bile Uhut dağı kadar oluverir..." (Buhari, Müslim) Hiçbir iyilik küçük değildir; bir tebessüm de olsa...
Derleyen: Aslınur Bahar
Zafer Dergisi Mayıs 2013

Yorum Gönder