3 Temmuz 2008 Perşembe

EVLİLİKTE ARILARDAN ALINACAK DERSLER VAR




1. Arılar 1 gram bal için çiçeklere en az 7000 uçuş yapıyorlar.

Sen ömür boyu mutluluk için yüzlerce kez pişman olmayı, binlerce kez naz çekmeyi, onlarca kez kavga etmeyi, anlaşmazlığa düşmeyi, hayal kırıklığına uğramayı, çiçekler getirmeyi, çikolatalar almayı, yüzlerce kez özür dilemeyi, binlerce kez sözünü geri almayı, binlerce kez “affet beni” demeyi, on binlerce kez “seni seviyorum” demeyi göze almalı değil misin?

2. Bir kg bal için ise 40 bin tane arı, 6 milyon çiçeği dolaşıyor.

Sen bir tutam sevda için, hiç bitmeyecek bir aşk için, en az beş duyunla, onlarca duygunla, binlerce güzel sözle, yüzlerce bakışla, susuşla, dinleyişle, dokunuşla, sevdiğinin beş duyusunu dolaşmalı, yüzlerce beklentisini karşılamalı, onlarca duygusuna karşılık vermeli, hayal kırıklıklarına, tedirginliklerine, nazlarına, kaprislerine, hüzünlerine, pişmanlıklarına, taşkınlıklarına, vurdumduymazlıklarına, kararsızlıklarına, korkularına, kaygılarına doğru yolculuk etmeli, onun kalbinin bütün köşelerini, aklının bütün kıvrımlarını, ruhunun bütün vadilerini dolaşmalı değil misin?

3. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor.

Evinde mutluluğu ağırlayabilmek için, kalbine aşkı doldurabilmek için, hayattan umduğunu bulabilmek için, çokça zahmete katlanmalı, çokça engelleri aşmalı, eşini anlamak için, onu bir çiçek kadar özel görmeli, ona konuşurken en az bir arı kadar seçici olmalı değil misin? Çiçekler nektarlarını gizlerler; arı çalıştığı için özlerini bala çevirirler; sen de eşinde saklı olanı açığa çıkarmak için çalışmalısın, sürekli kanat çırpmalısın.

4. Arılar bu çalışmanın arasında birbirlerine bakıp bakıp “Neden hep ben çalışıyorum?” demiyorlar. Her biri kendisinden bekleneni yapıyor o kadar.

Sen “hep ben bir şeyler yapıyorum, peki ya sen?” derken, eşine de aynı soruyu sorma hakkı tanımış olduğunun farkında değil misin? Sen sana düşeni yap; ona düşen ise ona kalsın. Sen kendinden bekleneni yapınca, hiç olmazsa eksik olan bir yarıyı tamamlamış olacak değil misin? Ama “önce sen yap ki…” dedikçe, elinde yarım bile olmayacak, sonuçta daha çok eksiğin olacak.

5. Bir arı kolonisinin 1 kg bal üretebilmesi için 8 kg bal tüketmesi gerekiyor. Bu da koloninin 6 kez dünya çevresini dönmesi anlamına geliyor.

Sevgiyi biçmek istediğin yere sevgi ekmelisin. Mutluluk almak istediğin tarlaya emek vermelisin. Dünyanın en güzel çiçeği bile bakımsız kalınca soluyor, renklerini kaybediyor. Arılar nasıl başkalarına verecekleri 1 kg bal için 8 kg balı kendileri için harcıyorlarsa, sen de 1 kg bal tadında aşk beklediğin eşinin hiç olmazsa 1 kg’lık (aslında 8 kg olması gerekiyor!) bal tadında aşkı almasına izin vermelisin. Korkma, bunun için dünya çevresini 6 kez dönmen gerekmiyor! Onu sarıp kucaklaman, kalbini çepeçevre kuşatman yeter de artar bile.

6. Arılar bunu binlerce yıldır yapıyorlar; çünkü onların fıtratına vahyedilmiştir bal yapmak.

Sen hiç olmazsa sadece bugün arılar gibi davran. Dün arılar gibi davranmamış olsan da önemli değil; dünkü gün geçti. Dün yaptıkların/yapmadıkların bugün yapacakların konusunda ayağına çelme takmasın. Arılar gibi davranmak için yarını da bekleme. Şunu kesinlikle bil ki, yarın hiç gelmeyecek; gelince adını “bugün” diye değiştirmiş olacak. Buna göre, “yarın” yaptığın bir şey olmayacak. Ne yaparsan “bugün” yaparsın. Bugün yaptığın her iş bir ömür boyu yaptığın iş olur.
Sabrın ancak bugünün hakkını vermeye yeter. Üstelik kalbini dinlersen, kalbine sevmek için vermek gerektiğini söyleyen “sözler” kazındığını sen de fark edeceksin. Senin fıtratına da sıradan işlere bile aşkla başlamak, olağan şeylere bile olağanüstü hayranlıkla bakmak vahyedilmiştir.

7. Arılar iğnelerini ancak hayatları tehlikeye girdiğinde kullanıyorlar ve sadece bir kez kullanıyorlar.

Sen de kendini tehlikede görebilirsin. İğneni kullanmakta kendini haklı gördüğün zamanlar olabilir. Ama, unutma ki iğnenin en tehlikeli ucu kendine batmaktadır. Eşinin canını yakman senin canını da yakıyor olmalı. Sevdiklerine acı vermen en başta seni acıtıyor olmalı. Mutsuzluk üretenlerin hiçbiri mutlu değildir; unutma. Oysa mutluluk ne kadar bulaşıcıdır!

8. Bir arı kendi ağırlığının 330 katı yük çeker.

“Bunca sözün bana faydası yok ki…” diyorsan, “Artık sabrım kalmadı, dayanamıyorum!” diye düşünüyorsan, bir kez daha bak kendine; belki de kapasitenin hepsini kullanmıyorsun. Taşıdığın yük taşıyabileceğinin hepsi değil belki de…

9. Arılar çiçekleri sever, kovana elleri boş dönmezler.
Sen de, sevdiğin de çiçekleri seviyorsanız; eve elin boş dönme.

10. Arıların bu yazıdan haberleri yok.

SENİN HABERİN OLSUN.....

AŞURE






MALZEMELER:

1 bardak buğday
½ su bardağı nohut ve fasulye
3 bardak şeker
16 su bardağı su
½ su bardaktan az pirinç
1/2 su bardağı kuru üzüm
½ su bardağı doğranmış kayısı
½ su bardağı doğranmış incir
SÜSLEMEK İÇİN:
Ceviz,FındıkMevsim meyvesi( Nar,Kivi),Antep fıstığı(ezilmiş)

MALZEME ÖLÇÜSÜ 4/1'e İNDİREREK PİŞİRDİM.8 KASE AŞURESİ OLDU....


YAPILIŞI:

Buğday,Fasulye,Nohut tencereye geceden soğuk su ile ıslatılır.

Sabah suları suları süzülür düdüklü tencereye alınır.16 bardak soğuk su eklenip kapağı kapatılır.
kaynadıktan sonra 30-35 dk pişirilir.Ocağın altı kapatılır.
Tencerenin havası çıktıktan sonra kapağı açılır.Üzerine birikmiş olan köpükler alınır(kaymak gibi üstteki malzemeler)
Pirinç eklenir(eğer sulu seviyorsanız)eklemenize gerek yok.koyulaşmasını sağlamak için.Aşure ocakta pişerken kayısı,üzüm,incir yarım saat ıslatılır.Buğdayın üstüne eklenir.15 dk birlikte kaynatılır.

Kendi damak zevkinize göre şekeri ayarlanır.Rendelenmiş portakal kabuğu(ben kek için rendeleyip difirize atmıştım kışın.)eklenir 5 dk daha kaynatılır.


Kaselere boşaltılıp isteğe göre süslenir.



NOT:Benim aşure biraz koyu oldu.siz ya pirinci eklemeyin yada suyunu 1,5bardak daha fazla koyabilirsiniz.Ve portakal kabuğu bence çok yakışmıştı.
Ben incir olmadığı için ekleyemedim.cevizde çok hoş oluyor pişerken eklenirse son 10 dk da….
Evde sadece Antep fıstık olduğu için onunla süsleyebildim…

VE AŞURE VAKTİ DEĞİL AMA BEN AŞURE PİŞİRDİM.VAKTİNİ BOŞVERİN SİZDE NE ZAMAN CANINIZ İSTERSE PİŞİRİN.

AFİYET ŞİFA OLSUN….

BEBEK YELEKLERİ

NETTEN ALINTI
NETTEN ALINTI

Posted by Picasa

BEBEK YELEKLERİ

NETTEN ALINTI
NETTEN ALINTI

1 Temmuz 2008 Salı

ÇİKOLATALI KARNAVAL

MALZEMELER:

80 Gr. Bitter çikolata,

Yağlı kek kağıdı,

1 Paket sade krem şanti,

1 Su bardağı soğuk süt

Mevsim meyveleri (Tercihen zıt renkli olanlar)






HAZIRLANIŞI:

Öncelikle çikolatayı benmari usulü eritip, yağlı kek kağıtlarının iç kısımlarına kalın bir şekilde çay kaşığı yardımı ile çikolatayı sürüp dondurucuya yerleştirelim.

Bu arada 1 su bardağı soğuk süt ile krem şantiyi katı bir kıvama gelinceye kadar çırpalım. Arzu edilen meyveleri ( Kivi, karpuz,şeftali,çilek,portakal v.s.) küp şeklinde doğrayalım.

Dondurucudan çikolatalı kek kağıtlarını alalım. Kağıtları çikolatadan ayırıp, uygun bir servis kağıdının üzerine yerleştirelim.

İçerisine krema sıkma şırıngası ile önce krem şanti sıkıp bir sıra karışık meyve dizelim, tekrar krema sıkıp bir sıra daha meyve dizdikten sonra, Antep fıstığı veya çikolata sosu ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

HAZIRLAYAN:SİDELYA NUR

ALINTIDIR EFENDİM ACİZANE