
Şöyle kısacık bir paylaşımla kendimi unutturmayayım dedim.Ben faydasını gördüğüm için paylaşmak istedim...malum bebişimiz doğdu az olan sütümüzü arttırma teknikleri ve gıdaları arayışına girdik.
İçeceğimiz için 2 orta boy havuç,6-7 güneşte kurutulmuş kayısı,4 güneşte kurutulmuş incir gerekiyor.Malzemelerimizi yıkayalaım.havuçları küp doğrayalım.incir ve kayısıyı bütün koyalım 1 litreden fazla su ekleyelim.Ocağa koyalım kaynadıktan sonra 10 dk kısık ateşte pişirelim.Ocaktan indirip Sıcakken istediğiniz kadar şeker ekleyin.Soğuduktan sonra bardakta hazır olsun sık sık yudumlayalım.gün içerisinde ben 2 bardaka kadar içiyorum.gece başucuma bırakıyorum her kalkmada yudumluyorum....
Araştırmalarıma göre süt arttıran gıdalar:
Gün içerisinde en az 2 lt su,
Rezene ve ısırgan çayı(4-5 fincan)
Yeşil mercimek,
Brokoli,
Roka,
Ispanak,
Pazı,
Dereotu,
Çekirdekleri ile birlikte yenen siyah üzüm,
Dut pestili,
Yumurta,
Havuç,
Maydanoz,
Hurma,
Adaçayı,
Antep Fıstığı,
Lahana,
6 Ocak 2012 Cuma
Süt Yapan İçecek
5 Ocak 2012 Perşembe
2 Ocak 2012 Pazartesi
ENERJİNİZİ BOŞA HARCADIĞINIZDA YORULURSUNUZ

En kızdığınız insanı her gün düşünüyor musunuz?
Her düşündüğünüzde, enerjinizi boşa harcıyorsunuz ve o kişiyi enerjinizle besliyorsunuz.
Sürekli, hiç yaşamak istemediğiniz olaylarla mı karşılaşıyorsunuz?
Her düşündüğünüzde, bu olayı kendinize çağırıyorsunuz ve enerjinizi boşa harcıyorsunuz.
Nefretimizi düşündükçe, nefretimizi besleyerek enerjimizi boşa harcarız.
Tüm olumsuz kişilere, sözlere, olaylara karşı tepkisiz kalmak bunları düşünerek kendimizi yokuşa sürmekten daha iyidir.
Düşüncelerimiz mıknatıs gibi, düşündüklerimizi bize çekmektedir.
Her tarz olumsuzlukların besini düşüncelerimizdir.
Beslenmeyen her türlü olumsuzluk ölmeye mahkumdur.
Bu tarz durumlarda uygulanacak yöntemlerden birisi gülümsemektir.
İhtiyacınız olduğunu hissettiğinizde durun. Tüm bedeninizde bir gülümseme hissedin.
Yüzünüzde değil, tüm kalbinizle ve tüm bedeninizle gülümseyin.
Tüm vücudunuzda, bir bebeğin gülümsemesi gibi bir gülümseme yaşayın.
Enerjinizi istemediklerinizi düşünerek değil, istediklerinizi düşünerek harcayın.
Alıntı
MERAKLI ÇOCUK

Bir varmış, bir yokmuş,
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ben diyeyim eski zamanlarda, siz deyin yeni zamanlarda. Bülent adında çok] meraklı bir çocuk varmış. Her çocuk biraz meraklı olurmuş\ ama Bülent'inki farklıymış. Gittiği evlerde merakından odaları dolaşır, başkalarının eşyalarını karıştırırmış. Kimsenin eşyasını almazmış ama izinsiz her yeri karıştırmaktan hoşlanırmış.
Annesi ona yaptığı bu hareketin yanlış olduğunu defalarca söylemiş. Buna rağmen Bülent, bir türlü bu huyundan vaz-geçmiyormuş.
Bir gün annesiyle halasına gitmişler. Çocukları okulda olduğu için halası ona sıkılmasın diye oyuncaklar getirmiş. Bülent bir süre oynamış. Annesi ile halası çaylarını içerken o, sessizce evi dolaşmaya başlamış. Önce mutfağa gitmiş, buzdolabını açıp iyice bir göz gezdirmiş. Sonra diğer odaları dolaşmış ve çocuk odasına girmiş. Çocukların kitaplarına bakmış. Sıkılınca da dolapların çekmecelerini açıp içlerini karıştırmış. Bülent birden avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamış. Çekmecenin içinde bir fare varmış. Öyle korkmuş ki kalkıp kaçacak cesareti bulamıyormuş kendisinde. Birden fare konuşmaya başlamış.
- Korkma, bağırma! Ben sadece oyuncak bir fareyim, sana bir şey yapmam.
Bülent çok şaşırmış.
- Ama sen konuşuyorsun, demiş.
Fare onu duymamış gibi;
- Ben seni tanımıyorum, kimsin sen? diye sormuş.
- Ben Ayşe'nin halasının oğluyum.
Fare kaşlarını çatarak ona bakmış.
- Ayşe evde yok, sen neden açtın bu çekmeceyi, neden izinsiz onun eşyalarını karıştırıyorsun, ayıp değil mi? Diye sormuş.
Bülent çok utanmış, ne diyeceğini bilememiş. Susmuş kalmış.
- Başkalarının eşyalarını karıştırmak, izinsiz alıp kullanmak yanlış bir davranıştır. Akıllı} terbiyeli çocukların bunu yapmaması gerekir. Çekmeceyi karıştırdığını görünce konuşmadan edemedim, demiş fare.
Bülent aceleyle farenin olduğu çekmeceyi kapatıvermiş. Fare kapalı çekmecenin içinden şöyle bağırıyormuş.
- Bak benim gibi şirin ve iyi bir fareyle değil, başka birşeyle de karşılaşabilirdin!
Bülent, koşarak odadan çıkmış. Salona annesinin yanına gitmiş. Yaptığı hareketten çok utanıyormuş.
Sonra koşarak tekrar Ayşe'nin odasına girmiş çabucak çekmeceyi açmış, içindeki fareye;
- Çok özür dilerim! Bir daha asla kimsenin eşyasını karıştırmayacağımı söylemeye geldim, sana teşekkür ederim, demiş. Farenin konuşmasına fırsat vermeden hemen çekmeceyi kapatmış, tekrar salona dönmüş. Artık üzerinde kötü bir huyu atmanın rahatlığı varmış. O günden sonra kimsenin eşyasını asla karıştırmamış. Güzel huylu, iyi bir çocuk olmuş.
Sema Maraşlı - Bana Bir Masal Anlat











