22 Aralık 2009 Salı

İŞ, IŞIĞINI YAYMASINI BİLENİN


Küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu. Bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi. Adam dürüst ve dost canlısıydı, insanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyorlar ve arkadaşlarına öneriyorlardı. Adam bir yıl içinde bir dükkandan, Amerika’nın bir ucundan ötekine uzanan bir zincir yarattı. Adam bir gün hastalandı ve hastaneye kaldırıldı. Doktorlar az zamanı kalmış olabileceğinden endişe ediyorlardı.

Adam üç yetişkin çocuğunu yanına çağırdı ve onlara görev verdi:

“İçinizden biri yıllar boyu uğraşarak kurduğum şirketimin başına geçecek. Hanginizin bunu yapacağına karar vermek için, her birinize birer dolar vereceğim. Şimdi gidip bu birer dolarla ne alabiliyorsanız alacaksınız. Ama bu akşam geri döndüğünüzde paranızla aldığınız şey odamı bir uçtan bir uca doldurmalı.”

Çocuklar bu başarılı şirketi yönetme fırsatı karşısında heyecana kapıldılar. Üçü de kente gidip parasını harcadı. Akşam geri döndüklerinde babaları sordu:

“Birinci çocuğum, bir dolara ne yaptın?”

Çocuk yanıt verdi:

“Arkadaşımın çiftliğine gittim, bir dolarımı verdim ve iki balya saman aldım. Sonra odadan dışarı çıktı, saman balyalarını getirdi, açtı ve havaya savurmaya başladı. oda bir anda samanlarla dolmuştu. Ama biraz sonra samanların tamamı yere indi ancak babanın söylediği gibi bir uçtan öbür uca doldurmadı.

Adam sordu:

“Peki ikinci çocuğum, sen paranla ne yaptın?”

“Yorgancıya gittim. İki tane yastık aldım.” Bunu söyleyen çocuk, yastıkları içeri getirdi, açtı ve tüyleri tüm odaya dağıttı. Zaman içinde tüm tüyler yere düştü, böylece oda yine dolmamıştı.

“sen üçüncü çocuğum, sen paranı ne yaptın? Diye sordu adam.

Dolarımı cebime koyup senin yıllar önce gittiğin gibi bir dükkana gittim. Dükkanın sahibine parayı verdim ve bozmasını istedim. Dolarımın 50 sentini çok değerli bir şeye verdim. Kırk sentini kentimizdeki iki yardım kurumuna bağışladım. Böylece bir onluğum kaldı. Bununla iki şey aldım.”

Çocuk elini cebine atıp bir kibrit kutusu ve bir mum çıkardı.

Işığı kapatıp mumu yakınca oda mumun yaydığı ışıkla dolmuştu. Oda samanla ya da tüyle değil, mumla bir uçtan öbür uca ışıkla dolmuştu.

Baba büyük bir mutlulukla güldü. “şirketimizin başına sen geçeceksin oğlum” dedi. “Çünkü yaşam hakkında çok önemli bir şeyi, ışığını yaymayı biliyorsun.”

Sema Maraşlı - Sevgi Öykülerim

Hiç yorum yok: