14 Şubat 2011 Pazartesi

MEVLİT KANDİLİ


Mevlid kelimesinde "doğum" manası vardır. Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık manası bahis mevzuu. İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Rasûlullah'ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hatıra gelmektedir. Müslümanlar, her sene Rebiü'l-evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihya eder, farklı bir huzur ve neşeyle tes'id etme titizliği gösterirler. Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar...
"Neler yaparlar?"
Geceyi bir kendi açılarından, bir de çocukları açısından düşünürler.
Kendi açılarından düşünürken ibadetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar.
Çocukları açısından ise, çok dikkatli olurlar. Masum dimağlar da, gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar.
Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hatıra olarak kalmasını temin ederler.
Bunun ikisini de Mevlid Kandili'ni ihya manası içinde yer alan tutum olarak mütalâa etmek gerekir. Nitekim çocuklarımıza bu alâkayı göstermediğimiz içindir ki, onları çalmak, yabancı ideolojilere bağlamak daha kolay hâle gelmektedir. Hazret-i Ali (r.a.) buna pek veciz bir cümle ile şöyle işaret etmiştir. Der ki:
"Allimû evlâdeküm, lizemâni gayriküm!"
"Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların zamanına göre yetiştirin!'
Demek ki, ilerde maruz kalacakları telkinleri düşünecek, daha çocuk yaşta iken fitnelere mukavemet edecek bilgi ve imanla teçhiz edeceğiz. Etmezsek, şimdi olduğu gibi olur. Dindar babanın ihmal edilmiş evladı, yabancı ideolojilere kurban olmaktan zor kurtulur yahut hiç kurtulamaz...
Aslında Mevlid Kandili'ni ihya ederken, ailenin sadece büyüğünü yahut küçüğünü hesaba katmak yanlıştır. Aile; beyi, hanımı, çocuğu ile bir bütündür.
Asrımızın fitnesine hepsi de maruz, zararlı telkine cümlesi de mâkes...
Öyle ise, aile fertlerinin tamamına karşı koruyucu çareler bulmak, maruz kalınan yabancı telkinlere karşı zırh mahiyeti alacak bilgilerle hepsini de teçhiz etmek gerek.
Gazetemizi bunun için çıkarmalıyız. Kitaplarımızı bunun için neşretmeliyiz. Çocuk mecmuamızı bunun için hazırlamalıyız. Gayemiz, ailenin tamamına hitap etmek olmalıdır.
Öyle sanırım ki, aile reisi, aile fertlerinin hepsine hitap edebilen neşriyatı ihmal etmez; her birisi kendisine hitap eden kısmı okuyarak kendini teçhiz ederse; herhalde asrî fitnelere mukavemet edecek bilgiyi elde eder, imanî ve İslâmî hayatını korur. Kandil gecelerini ihya etme zevkini ruhunun derinliklerinde tatlı bir meşguliyet olarak duyar...
Kandil gecesinde imanî duyguları kuvvetlendiren eserler okuyup imanda inkişaf etmek, en güzel ihya hareketlerindendir.
Ahmet Taşgetiren

Tüm dostlarımızın ve İslam Aleminin Mevlit Kandili Kutlu olsun.

2 yorum:

GüZeLCe dedi ki...

Yusuf ismi bir bebeğe bu kadar sirayet eder.maaşallah barekallah Rabbim yüzü gibi bahtınıda güzel eylesin inş.Kandiliniz kutlu olsn..

yusufca dedi ki...

Çok teşekkür ederim...blogumuza hoş gelmiş safalar getirmişsiniz...Sizinde kandiliniz kutlu vede mutlu olsun....